Sefer Görev Emri Gelen A.Z. İnsansız Piyade Projesini Dünyaya Duyurdu

2015 yılında, askerliğini bedelli olarak, 28 günde yapan A.Z.’nin sefer görev emriyle yeniden askere çağrılması, teknolojik bir gelişmenin de fitilini ateşledi. Bu gelişmeyle birlikte insansız hava aracı ve insansız tanktan sonra insansız piyade projesi de Türkiye’den gelmiş oldu.

23 Şubat Cuma günü gelen tebligat üzerine askerlik şubesini arayarak Bedelli Sefer Görev Uygulaması olmadığını öğrenen A.Z. pes etmedi. Bilecik’teki baba evindeki odasına kapanan A.Z. yaklaşık 24 saat boyunca kimseyle konuşmadı. Ailesinin üzüntüden kendisini odasına kapattığını düşündüğü A.Z. cumartesi akşam saatlerinde elinde kağıtlar ve kalınca bir dosya ile odasından çıkarak kahveye gitti. Burada son rötuşları yapılan İnsansız Kara Askeri Projesi, daha sonra A.Z.’nin Facebook hesabından tüm dünyaya duyuruldu.

“Ayağa Takılan Opsiyonel Lazer Cihazıyla, İP’ler Tam Bir Ölüm Makinesine Dönüşüyor”

İP adı verilen İnsansız Piyadeleriyle ilgili olarak Kaparoz’a açıklamalarda bulunan A.Z. “İP aslında bir robot. Yani çay makinesi gibi düşünün. Onun görevi nasıl çay yapmaksa İP’in görevi de savaşmak. İP’in korku oranı manuel olarak ayarlanabiliyor. Korku ayarını sıfıra getirdiğinizde İP böyle koşarak düşmanın üstüne gidebiliyor. Otomatik pilota aldığınızda önüne çıkanı tepeliyor.” dedi.

Kendisinin savaştan korkusu olmadığını ancak bu şekilde vatana daha büyük bir hizmet sunabileceğini düşündüğünü söyleyen A.Z. “İP’in sıradan piyadeye göre üstünlükleri de var. İP’te ayak burkulması, dirsek çatlaması falan olmuyor. Her türlü arazi koşulunda aynı hızda ilerleyebiliyor. Düşmanı gördüğünde bir eliyle silahını ateşlerken diğeriyle el bombası atabiliyor. Ayaklara monte edilen opsiyonel lazer cihazı da aynı anda ateşlenebiliyor. O zaman İP’ler tam bir ölüm makinesine dönüşüyor.” dedi.

“28 Günlük Askerliğim Döneminde Tüfek Denen Bir Cihazla İlgili Önemli Bilgiler Aldım”

Açıklamalarını sürdüren A.Z. “Kütahya’daki eğitimlerimizde askerlikle ilgili detaylı bilgiye sahip olmuştum. Orada bize anlatıldığına göre askerler tüfek denen bir cihazla rakiplerini etkisiz hale getiriyorlardı. 28 günlük askerliğimde bu cihazlara ilişkin çeşitli resimler görmüş hatta yanlış hatırlamıyorsam bazı arkadaşlarım bu cihazlarla fotoğraf çektirmişti. Ben bu tüfek dediğimiz cihazı İP’in kolu olacak biçimde tasarladım. Yani aslında tüfekle kol aynı. Siz ister tüfek, ister kol deyin, ben tüfekol diyorum. İdeal bir İP’in iki adet tüfekolu var ve tüm mühimmatıyla birlikte 44 kilonun altında bir ağırlığa sahip. Savunma durumunda 45 cm olan boyu, saldırıda 170 cm’e kadar çıkabiliyor.” dedi.

“Eğer Projem Kabul Edilirse Sefere Evimden Katılmak İstiyorum”

Tümüyle bor madeninden üretilen İP’in müzik ayarı açıldığında tekbir sesiyle rakiplerine saldırma özelliği de bulunuyor. Sefer görev emri gelen kişilerin kendileri askere gitmek yerine İP’lerini askere gönderip, gerekirse evden cep telefonu ile bu robotik piyadeleri kontrol edebileceğini söyleyen A.Z. “Yarın projemi Askerlik Şubesi’ne götüreceğim, kabul görürse sefere evden katılacağım. Olmazsa, iki yıllık kısa bir iş seyahatim var. Yurt dışında. Oradan dönünce sefere katılmak istiyorum. Tabii o zaman kadar savaş biterse bilemem. Her şey nasip kısmet.” dedi.

Kaparoz muhabirinin sorusu üzerine İP’in İman=OFF ve farklı müzik türleri seçilerek yabancı ülkeler tarafından da kullanılabileceğini söyleyen A.Z. “Tekliflere açığım, paranın dini imanı olmaz. Ülkeme döviz getirecekse İnsansız Piyade’yi, İmansız Piyade olarak yabancılara da satabilirim.” dedi.

Yorumlar

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.




Loading Facebook Comments ...