CHP Neden Aday Çıkartmıyor?

CHP olası bir ittifak içindeki en büyük parti, adı üstünde ana muhalefet partisi. Ancak gösterdiği tavırlar ve karşılığında gördüğü muamele ittifakın en küçük ortağı gibi.

%2’lik Saadet Partisi Abdullah Gül’ü aday göstereceğiz deyince, koşarak İyi Parti’ye gidiyor ve Saadet’in adayını kabul ettirmeye çalışıyorlar. Kendi İstanbul milletvekilleri “Abdullah Gül seçimi alabilir” gibi açıklamalar yapıyor ancak eleştiriler artınca geri adım atıyorlar. Çünkü kendi fikirleri yok, kamuoyundan gelen tepkilere ve sağcı partilerden gelen yanıtlara göre politika oluşturuyorlar. Çiller’den AKP’ye kadar her türlü sağ partide dolaşmış, zamanında Abdullah Çatlı ile iyi ilişkiler içinde olduğu söylenen tipik bir sağ-milliyetçi olan Akşener’in ağzının içine bakıyor CHP’liler. Eğer CHP’liler destek vermezse Akşener’in oy oranı %10’un altında. Akşener aday belirliyor, politika belirliyor ancak CHP’liler ittifaka zarar veririz diye ağızlarını bile açamıyorlar. Kendileri diyor ki “Akşener bizim HDP ile görüşmemizi istemiyor”. Oğlum başka bir partinin lideri, hem de kirli bir milliyetçi gelenekten gelen bir partinin lideri kim oluyor da sana kiminle görüşüp görüşmeyeceğini söyleyebiliyor. Sömürge vilayetinin valisi gibi parti mi yönetilir lan? Sen ilkesel bir birlik oluşmadan, destek için 15 milletvekilini bu partiye yolluyorsun ama hanımefendi diyor ki “Ben 100 bin imza ile aday olacağım.” Senin gönderdiğin milletvekillerini istemiyor yani. Bundan daha büyük bir aşağılanma olabilir mi lan? Senin milletvekillerine bu muameleyi nasıl yapabilir dost bir parti? Sizde hiç mi gurur yok arkadaş, milletvekillerinizi toplayıp geri çekmek dışında, bu davranışa verecek hiçbir yanıtınız yok mu sizin?

%25’lik CHP, çöpçatan gibi sağ partiler arasında dolaşır mı lan? Saadet’in adayını İyi Parti’ye, İyi Parti’nin adayını SP’ye kabul ettirmek sizin işiniz mi? Siz niye aday gösteremiyorsunuz, niye gündemi %2’lik partinin adayına bırakıyorsunuz? Küçük sağ partiler politika ve aday belirliyor, büyük sol parti de meydancı gibi ayak işleriyle uğraşıyor.

Ayrıca herkes aday bulabiliyor da siz neden aday bulamıyorsunuz? Bakın yeminle söylüyorum, size on dakika önce aklımda olmayan üç aday sayıyorum. Hiç düşünmediğim şuradan belli ki üçü de Cumhuriyet’ten:

  1. Ahmet Şık
  2. Kadri Gürsel
  3. Akın Atalay

Biri kabul etmezse öbürü eder. Üçü de kabul etmezse, gelin on dakika içinde üç aday daha bulurum ben size. CHP’den olsun diyorsanız Rıza Türmen olur. Aklınıza neden solcu değil de sağcılar geliyor sizin?

Nasıl işse bu, direnenler hep solcular ama bilenenler sağcılar. Niye ortalıkta Özgür Demirtaş, Abdüllatif Şener gibi adların dönmesine izin veriyorsunuz? Eski AKP’lilerle, televizyon programlarına çıkan adamların dışında neden kimse gelmiyor sizin aklınıza? Toplanıp açıklasanıza lan adayınızı 24 saat içinde, ne düşünüp duruyorsunuz arkadaş? Yalovaspor’dan Muharrem İnce de “Her seçimde yenildin” diyor Kılıçdaroğlu’na. Doğru mu? Doğru. O aday olmazsa bunun olması gerekiyormuş. Aha burası yanlış işte. Kılıçdaroğlu yenildi de sen yendin mi sanki? Sen AKP’ye yenildiğin gibi, fazladan on keredir de Kılıçdaroğlu’na yeniliyorsun.

Benim demem o ki, siz açıklayın adayınızı da gerisini İyi Parti’yle Saadet Partisi düşünsün. Aday belirlemek ya bir ittifakla olur ya da büyük partinin dediği olur. %2’lik Saadet ile %7’lik İyi Parti kim olup da sana aday dayatacak? Ayrıca senin adayın çıkıp da konuşmaya başladığında her şey değişecek. İşçilere, madencilere, taşeronluk adı altında sömürülenlere umut olabilecek tek aday senin adayın olacak. Öyle bir rüzgâr estirecek ki sen Abdullah’la Abdüllatif’i o an unutacaksın. Tabii ki soldan bir aday olursa. Ama senin milletvekillerin halka umut vermekle falan uğraşmıyor, onlar hâlâ Recep Tayyip Erdoğan’ı çıldırtma derdinde. Adayınız kim olursa olsun sizin milletvekillerinin yürüttüğü kadar geri zekâlıca bir kampanyayı kimse yürütemez. İnsanlar faşizm altında ezilmiş, açlık sınırında yaşıyor, hapse girme korkusuyla konuşamıyor, sen çıkmış falanca 15 Temmuz’da kaçtı diyorsun. Şeker Fabrikaları satılıyor ama senin milletvekilin 15 Temmuz diyor. İktidarın her konuyu çekmek istediği yere sen balıklama atlıyorsun. Yani AKP’liler belirlese sizin politikalarınızı, ancak bu kadar olabilir.

İyi Parti’ye giden 15 milletvekilinin dönmesi düşünülüyormuş. İstediğiniz kadar “Kahramanlar geri geliyor” havası yaratın millet olanın bitenin farkında. Vekillerinizi rezil ettiniz, partinizi de rezil etmeden önce ne olur şu gizli kapılar ardındaki ittifak hikâyesinden kurtulun, ilkelerinizi ve adayınızı açıklayın, sonra da destek isteyin. Madem küçük partiler kendi adayını dayatıyor o zaman siz de bir an önce kendi adayınızı açıklayın ve adayınızı tanıtmaya başlayın. Eğer ittifak kurulacaksa o zaman kurulacak. Zaten Akşener alacağı oyların neredeyse tümünü sizin partiden alıyor. Kendi ellerinizle oylarınızı milliyetçi bir partiye armağan ettiğinizin farkında mısınız? CHP’yi Akşener’in kuyruğuna taktınız. Şu an CHP’lilerin hepsi Akşener’i umut olarak görüyor. Böyle boktan parti politikası mı olur lan? O zaman kapatın CHP’yi, İyi Parti’ye katılın. Ama gitmeden önce iyicene bir sorun, iki gün sonra kapıya koymasınlar sizi de.

Sesimizi duyuyor musunuz? Sol diyoruz, solcu aday diyoruz, solculuk diyoruz. Geliyor mu sesimiz?

Not: Kaparoz’u ak trol ilan eden Akşenerci, Abdullah Gülcü ve sol görünümlü milliyetçiler bilsin ki Kaparoz herhangi bir partinin sözcüsü değil, sol bir bakış açısıyla ama bağımsız yayın yapıyor. Sürekli sağınıza baktığınızdan görememiş, fark edememiş olabilirsiniz…

Burak Kaya hakkında
Müzisyen, yazar.

Yorumlar

1 Comment

  1. Burak Kaya sen inanılmaz başarıya sahip bir yazarsın. Seni ve Kaparoz.com’u çok seviyorum. Ellerine sağlık. Muhteşem bir yazı olmuş.

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.




Loading Facebook Comments ...