Eğit Donat

Beşar Esad’ı bir an önce yere sermek için Sayın Cumhurbaşbakanımız Amerikalı yetkililerle oturup çok önemli ve kritik bir karara imza koydular. Suriye kökenli Sünni gençleri Türkiye topraklarında üst düzeyde eğitip, donatarak Esat’ın üzerine salma kararı. Atmış günlük bu eğitimin sonunda bir savaş makinesine dönüştürülecek olan bu genç askerler sayesinde kısa bir süre içinde Suriye, hem Esat’tan, hem de radikal dinci terör örgütlerinden arındırılacaktı. Bu program savaşın kazanılması için bu güne kadar ortaya konmuş en akıllı ve sonuç alıcı projeydi.

Programın uygulanması büyük bir kararlılıkla ve de ciddiyetle hayata geçirildi. İlk partide Suriye’den seçilerek getirilen 60 genç eğitildi, en modern silahlarla donatıldı, kendilerine gerekli bilgi, belge ve talimatlar verildi, emniyet tedbirleri de alınarak merasimle sınırımızdan Suriye topraklarına uğurlandı.

Sınırımızdan henüz birkaç km. bile uzaklaşmadan, El-Kaide’nin kolu olan İslamcı terör örgütü El-Nusra önlerini kesti. Direnmeye kalkışan birkaçını öldürdü, geriye kalanları da, modern eğitimlerinden yararlanmak, silah ve bomba teknolojilerini öğrenmek üzere gönüllüler olarak kendi gerilla ordusuna kattı.

Bizim yetkililer, özellikle de sayın Cumhurbaşbakanımız bu durumdan fazla rahatsız olmadı. El-Nusra her ne kadar bir terör örgütü olsa da sonuçta Esat’ı devirmek için çarpışıyordu. Yani nihai amaç birdi. Ama Amerika böyle düşünmüyordu. Bu işe çok bozuldular. İkinci gurubu daha bir ince eleyip sık dokuyarak seçtiler, daha sıkı bir eğitimden geçirdiler. Suriye’ye geçince hangi birliğe katılacaklarını, kimlere karşı savaşacaklarını, başka neler yapacaklarını tek, tek tembihlediler. Birinci guruptan daha modern, silahlarla, daha üstün teçhizatla donattılar. Yanlarına zırhlı araçlar vererek en üst seviyede güvenlik oluşturdular. 60 kişilik bu ikinci gurubu da araç, gereç, teçhizat ve donanımlarıyla sınırımızdan uğurlayıp Beşar Esat’ın üzerine saldılar.

Bu seçkin birlik Suriye topraklarında bir süre ilerledikten sonra aralarında bir toplantı yaptılar. Birliğin başkanı; “Arkadaşlar, bizden önce buraya gelerek El-Nusra’ya katılan birliğin durumlarından çok memnun olduklarını öğrendim. Sonuçta onlar da Esat’a karşı savaşıyor. El-Nusra hemen şurda, burnumuzun dibinde. Bana sorarsanız kısa yoldan onlara katılalım, Esat’a karşı onlarla birlikte savaşalım derim, ne dersiniz?” Bu fikir hepsine de mantıklı geldi. Bu sefer her şeyleriyle birlikte, topluca ABD nin yeryüzünde en büyük Suriye’de ise 2. büyük düşmanı olan El-Kaide’nin Ortadoğu kolu olan El-Nusra’ya katılma kararını kendileri aldılar ve katıldılar.

El- Nusra bu işe haddinden fazla sevindi. Amerika ve Türkiye’nin Eğit- Donat projesi sayesinde hem eğitimli birliklere, hem de dünyanın en gelişmiş silah, mühimmat ve zırhlı araçlarına sahip olmuşlardı. Komutanları bir ara; “Yahu Türk yöneticilerini biliyordum da ABD yöneticilerinin de savaşımıza böyle destek vereceklerini hiç aklımdan geçirmemiştim. Helal osun, yaşadık valla.” demekten kendini alamadı.

Artık El-Nusra harekat planlarını yaparken en başta, Türkiye’den her iki ayda bir gelecek olan eğitilmiş, donatılmış, üstün savaş becerisine sahip bu birlikleri göz önünde bulundurmaya başladı. Bu ikinci katılımdan sonra El-Nusra Baş Komutanı emrindeki komutanlara şöyle söyledi: “Cihat yoldaşlarım; “Allahu talanın emirleri yolunda başlattığımız bu kutsal savaşta durum her geçen gün lehimize gelişmektedir. Bunda en büyük pay Eğit-Donat mensubu kardeşlerimize aittir. Öyle anlaşılıyor ki bu kaynağımız kesilip, kuruyuncaya kadar biz harbi kazanmış, Suriye topraklarında Allahı-Taala’nın egemenliğini ilan etmiş olacağız. Kazamız mübarek olsun. Allah Eğit- Donat birliklerini kuran ve eğiten ülke ve komutanlardan razı olsun ve bu birlikleri içimizden eksik etmesin. Amin.” Hep bir ağızdan yükselen “Amin” sesi ile çınladı ortalık.

Ancak El-Nusra’nın hevesi kursağında kaldı galiba. Durumun vahametini, bizimkiler olmasa da, ABD yetkilileri çabuk kavradılar. Bu birlikleri eğitip, donatıp Suriye’ye göndermekten vazgeçtiler.

Uyarı: Sitede yer alan yazı, haber, görsel ve diğer tüm içerik kurgudur.

İsmail İlhan hakkında
1940 yılında Yozgat’ın Köçek Kömü Köyünde beş çocuklu bir ailenin ikinci çocuğu olarak doğdu. İlkokulu üçüncü sınıfa kadar kendi köyümüzde eğitmenle okudum. İlkokulun kalanı ile orta öğrenimimi Yozgat’ta tamamladım. Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümünü bitirdi. 1976 da Dr., 1982 de Doç., 1987'de Prof. oldu. 6 adet mesleki ve bilimsel kitap ile çok sayıda bilimsel makalesi yayınlandı. 2007 yılında emekliye ayrıldıktan sonra Bursa Belediyesi Türk Sanat Müziği Konservatuvar’ını bitirdi. Keman çalıyor, beste yapıyor ve öykü yazıyor.

Yorumlar

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.




Loading Facebook Comments ...