Parayla Görgüyü Satın Alamazsınız

Dünya sosyetesinin merkezi Cannes diye anılır, ama yemişim o sosyeteyi. Uzun yıllar New York’ta kalınca benim gibi olaylara farklı bakmaya başlıyorsunuz. New York’ta yaşadığım yıllar, hafta sonlarımı Southampton’daki (Long Island) malikanemde geçirirdim. Malikanem büyük ama kasaba küçüktür.

Southampton yaz aylarında benim gibi çok ünlü ve dünyanın en zengin insanlarına ev sahipliği yapar. Bizler o Avrupalı züppeler gibi paramızı göstermeye meraklı değiliz. Görmüş geçirmiş zenginler böyle yapmaz, yani yakışmaz bize. Kasabada iki tane elle tutulur restoran var. Bu iki yer, zenginlerin birbirleriyle kaynaşıp hoş beş yaptığı, dedikodulaştığımız, sevgili bulduğumuz mekanlardır.

Yazının ortasında aklına bunları niye anlatıyor amk diye getiren varsa, ayıp eder. Ben görgünüz, bilginiz artsın diye yazıyorum, sabırsız da olmayın çok şey öğreneceksiniz.

Bu restoranlardan birisi de ‘75 Main‘ dir. Benim için buranın önemi büyük, bu restoranın sahibi bir Türk. Bu genç kardeşim on üç sene önce Burak Kut’un klibinde Amerika’yı görmüş, basmış gelmiş Amerika’ya. 10 yaşına kadar çorap görmeyen ayakları Amerika’da başarıdan başarıya koşmuş.

Ben her geldiğimde bana 1,5 Adana Kebabımı yapar yanında ‘Almas’ İran Havyarımı da koyar. Kebaba ödediğim para havyardan fazladır. Hatta bazen coşarım tüm restorana kebap söylerim, yanına da havyar ve soğan. Kerem ile Aslı gibidir havyarla soğan. Restoranın sahibi Erdem kardeşim içecek olarak ‘Champagne Moet & Chandon (Dom Perignon White Gold)’ ayırır bana. Bana özel şişe fiyatı 15.000 USD’dir.

Görgü böyle bir şey işte, herkeste olamaz.

Yazımı en can alıcı cümlemle bitiriyorum: ‘Para ile görgüyü satın alamazsınız‘.

Abidin Alberto3 Yazı
Bezgin bir gezgin

Yorumlar

İlk yorumu siz yapın

Yorum Gönder

E-posta adresiniz yayınlanmaycak




Loading Facebook Comments ...