Katar’daki Müteahhitlerimize Büyük Komplo!

“Katar, sel baskınlarında zarar gören büyük inşaatların yabancı müteahhitlerinin ve şirket sorumlularının soruşturma bitene kadar ülkeyi terk etmesini yasakladı. El Arabiya’nın haberine göre, başta yeni Doha Uluslararası Havalimanı olmak üzere, Doha metrosu, yol, bina, spor tesisi gibi inşaatları gerçekleştirilen ve aralarında çok sayıda Türk şirketinin de bulunduğu yabancı müteahhitler hakkında soruşturma başlatıldı. Katar Emiri Şeyh Temim Bin Hamed Al Sani, aralarında Türklerin de bulunduğu yabancı müteahhitleri makamına çağırarak azarlar tonda uyardı.”

Haberle ilgili yorumlarını almak istediğimiz Türk müteahhitlerden Heyelan İnşaat’ın CEO’su Nuh Tufanoğlu, Katar Emiri ile yaptıkları toplantıyı muhabirimize anlattı. Sol yanağındaki derin kızarıklığı gizlemeye çalışan Tufanoğlu, “Sayın Katar Emiri, şimdiye kadar bırakın sel felaketini, yağmur yağdığını bile görmediği için olayı biraz abarttı bizce… Sel sularıyla dolan alt geçidimizin hesabını sorduğunda, kendisine olayı izah etmeye çalıştım; ama ağzımdan “fıtrat” kelimesi çıkar çıkmaz… yani, koskoca Emire böyle sinkaflı küfürleri yakıştıramadım doğrusu; hem hepimiz din kardeşiyiz, kadere, hayır ve şerrin yüce rabbimizden geldiğine iman etmişiz…Ankara Büyükşehir Belediyemizin Su Altı Kurtarma Dalgıç Ekibi’ni Doha’ya getirtmeyi teklif ettim, “Oha” dedi; En yakın deniz kıyısından birkaç yüz km. uzaktaki Ankara Belediyesi’nde dalgıç kadrosu olması Emir’i çok güldürdü… Böylece salondaki gergin hava yumuşadı, ben de ileride meydana gelebilecek beklenmedik felaketlere karşı Doha Belediyesine üç kar küreme, iki de tuzlama aracı bağışlama sözü verince sorunu tatlıya bağladık” şeklinde konuştu.

Tufanoğlu, yaptığı açıklamada dört kıtada, yedi iklimde taahhüt projeleri aldıklarını, ama böylesi bir felaketle karşılaşmadıklarını anlattı. “Hani derler ya, bahtsız müteahhidi Katar Çölü’nde kutup ayısı… tövbe tövbe… Ey hikmetinden sual olunmaz yüce rabbim, hani Glasgow’da, Göteborg’da iş yapıyor olsak anlayacağım; ama Katar yahu, Katar diyorum… Zaten istatistiklere göre yüz seksen yılda bir yağmur yağıyor, o da ahmak ıslatan cinsinden. Hatta işleri devralacak oğlum Tayfun’a da demiştim; buraya bir daha yağmur yağana kadar bizim torunumuzun torunu şirketin başında olur, o zaman düşünsünler… Aslında Tayfun beni uyarmıştı, “babacığım, şu alt geçide 3-4 metrede bir yağmur mazgalı koyalım” demişti, ama o zaman dinlemedim onu… Dökme demirden bir mazgal kapağı kaç para biliyor musunuz, Türkiye’de insanlar yollardan mazgal çalıp hurdacıya satarak ev geçindiriyor…” Tufanoğlu, son olarak çevresel duyarlılığın önemine değinerek büyük inşaat şirketlerine sitem etti: “Şimdi, sektörümüzün büyük şirketleri doğaya, çevreye karşı çok duyarsız. Ekolojik dengeyi bozarak gerçekleştirdikleri büyük toplu konut, baraj, yol projeleri, sulak alanları kurutmalar falan derken iklimleri de alt üst ettiler; yoksa Katar’da sel mi olur Allah aşkına? Hani Bill Gates’in kapitalizmi eleştirdiği günümüzde ben de böyle bir tespit yapayım istedim….”

Ancak, Tufanoğlu’nun bu yüzeysel değerlendirmeleri Ankara’da fazla rağbet görmedi. Ortadoğu politikası, tarih, enerji ve stratejik derinlik konularında uzman analist Tuuçe Gazoz, sel felaketinin basitçe geçiştirilecek bir olay olmadığının altını çizdi. Konuyla ilgili görüşlerini aldığımız Gazoz, “Şimdi bakın, zamanlama çok manidar değil mi? Katar’a ne zaman şiddetli yağmur yağıyor? Türkiye, Rus uçağını düşürdükten hemen sonra! Rusya, Türkiye’nin en büyük doğal gaz tedarikçisi ve ülkemiz alternatif kaynaklardan gaz bulmak zorunda. Peki, Rusya’nın ardından dünyanın en büyük gaz rezervleri kimin elinde? Katar’ın! Tam devlet yetkililerimiz, Katar Emiri’ne, Türkiye’ye gaz satması için gaz vermeye gidecekken Doha’ya yağan şiddetli yağmur… Bir gün önce Katar semalarında uçarak yağmur bombası atan İsrail uçaklarına ait belgeler de elimizde. Kimse kimseyi kandırmasın, sabrımızı test etmeye kalkmasın! Olayın arkasındaki üst aklı, yahudi lobisini, mason locasını, finans baronlarını, sermaye konteslerini ve çarşı grubunu biliyoruz” dedi…

Sorunun çözümü için Ankara Belediyesi’nin dalgıç ekibi Doha’daki kurtarma çalışmalarına katılmak üzere yola çıkarken, Tuuçe Gazoz da Katar Emiri’ne jest olarak din değiştirmeye ve üç gün önce katıldığı Rus Ortodoks kilisesinden ayrılarak tekrar İslama dönmeye karar verdi.

Uyarı: Sitede yer alan yazı, haber, görsel ve diğer tüm içerik kurgudur.

Yorumlar

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.




Loading Facebook Comments ...