Marksist, Leninist, Gitarist

Bundan yirmi sene önce bir çevirmede arabanın bagajındaki gitar kutusunu gören polis “Bu ne?” diye sormuştu, roketatara benziyormuş. Gitarın yanında birkaç efekt pedalı da vardı ki gitarı roketatara benzeten kişi bunları da pekala el bombasına benzetebilirdi. Neyse ki şaka yapıyormuş adam, kılıfı açtırmadan gönderdi beni yoluma. Bugün jandarmanın sergilediği PKK’ya ait suç aletleri arasında gitar kılıfı görünce aklıma geldi. Lan oğlum, gitar kılıfı içinde silah taşımak nasıl bir ahmaklıktır, sen müzisyenin gitar kılıfını, öğrencinin okul çantasını, ayakkabı boyacısının kutusunu kamuflaj malzemesi olarak kullanarak sokaktaki müzisyenleri, öğrencileri, işçileri birer hedef haline getirdiğinin farkında mısın lan? Bu ülkede insanlar gitar taşıyan birini görünce korkup kaçsınlar mı, bu mu lan sizin istediğiniz? Gitar kutusunda silah taşınır mı oğlum, enstrüman çalan bir insanın arkasına saklanacak kadar ödlek misiniz lan siz? Bir yandan özgürlük savaşçısı pozlarını takınıp “Falancayla mücadele ediyoruz” diye ortalıkta efelenecek öbür taraftan enstrüman kılıflarına barut dolduracaksınız. Kirli savaşınıza alet etmediğiniz bir bu kalmıştı lan, onu da kirletin, onu da bu pisliğe bulaştırın. Yarın polis sırtında gitar taşıyor diye bir müzisyeni vurup, “Kılıfın içinde silah var sandım” dese, ne diyeceğiz biz, “Gitar kutusunda silah olur mu lan, manyak mısın oğlum sen?” diye hesap sorabilecek miyiz polisten?

Çınar’da yanında lojman olduğunu bile bile, ‘askeri hedeflere saldırdık’ diyerek çocukları öldürdünüz, Ankara’daki Genelkurmay saldırısını şehrin en işlek caddesinde iş çıkış saati yaptınız. Bir şehrin meydanında iş çıkış saati bombalı eylem yapınca burada sivillerin öleceği hesap edilmez mi lan? Barış için destek verdiğimiz HDP efendiye ne demeli: Bir milletvekili canlı bomba eylemcisinin kahraman gibi gösterildiği taziye evini ziyaret ederken, öbürü de saldırının olduğu yere karanfil bırakıyor. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu lan. Oğlum o zaman AKP’nin bir yandan IŞİD’i eleştirir gibi yaparken diğer yandan destek olan politikalarından ne farkı var lan sizin politikalarınızın? Devletinkilere karşı çıkıp, PKK’nın katliamlarına sessiz kalmak yürekli adam işi midir oğlum? Ankara’daki ilk saldırıyı askeri hedef olarak gördünüz ki yalandan bir mesajla bile kınayamadınız. Partinizin yarısı hukukçu, Cenevre Sözleşmelerine göre bu saldırının çok açık bir savaş suçu olduğunu sizden iyi kim bilecek lan. Toz kondurmadığınız bu canlı bombalar, tetikçiler, örgüt liderleri aslında birer savaş suçlusu. Siz savaş suçlularının eteğine saklanıp oradan bize insanlık dersi vermeye utanmıyor musunuz oğlum?

Marksist bir örgüt halkının kullandığı toplu taşım araçlarına bomba atıp öğrencilerini, işçilerini öldürür mü lan? Böyle bir halk düşmanlığı, böyle bir alçaklık olabilir mi oğlum? Devletin yaptığı katliamlarda nutuklar atıp, katilleri teker teker sayarken şimdi nasıl kıvıracağınızı şaşırmışsınız lan? Bir saldırı oldu mu bakıyorum hemen web sitenize. Eğer saldırgan IŞİD’liyse destan gibi kınamalar yok eğer PKK’lıysa iki satırlık, tarafsız gözlemci üslubuyla yazılar yazdığınızı fark edemiyor muyuz biz oğlum? Salak mıyız lan biz? Sizin yangına gittiğinde mini eteklileri kurtarmaya değer bulmayan itfaiyeciden, sadece siyah olduğu için insanları linç eden beyaz topluluklarından ne farkınız var oğlum?

PKK’nın taşeron örgütü diyor ki “Kürt gençleri sokağa çıkmasın, bomba patlatacağız.” Lafa bak, neresinden tutsan elinde kalıyor. Böylesi iğrenç bir ırkçılığa karşı edecek iki çift lafınız yok mu lan? Kaç kişisiniz oğlum mecliste, içinizden bir taneniz çıkıp da adını vererek “Destina Peri’nin katilleri halka hesap verecektir”, “Barış yolunda bize destek olan Ozancan Akkuş bizim kardeşimizdir, katilleri düşmanımızdır” diyemiyor. İnsan yoldaşlarını, hadi ondan da geçtim kendi halkını satar mı lan?

Uludere’de nasıl devlete karşı çıktıysan, Ankara’da da aynı dille aynı tonla karşı çıksana oğlum alçaklığa. Düşmanın da olsa bir ölüyü aracının arkasına bağlayıp sokaklarda süründüren zihniyete nasıl karşı çıkıyorsan, halkını bombalayanların kahraman ilan edildikleri sözde taziye evlerini de aynı dille lanetlesene. Şehrin merkezinde kendini patlatan bir alçağın kahramanlaştırıldığı bir cenaze evine gitmek insaniymiş. Büyük insanlık dediğiniz bu muydu lan sizin? Bu eylemin bir savaş suçu, bu eve gitmenin de düpedüz insanlık ve nefret suçu olduğunu göremiyor musunuz oğlum siz?

Cenevre Sözleşmelerine göre, sivil halkın yaşadığı evleri bombalayan devlet görevlileri de, toplu taşım araçlarına saldıran PKK’lılar da savaş suçlularıdır.

Silahla, zulümle, baskıyla mücadele etmenin yolu bu mudur? Mücadele, barış zamanında silahın arkasından efelenmek, savaşta zoru görünce de gitar kılıflarında bomba taşımak mıdır lan? İdam sehpasında, son isteği olarak gitar konçertosu dinlemek isteyen Deniz’leri gördükten sonra gitar kılıfı içinde bomba taşıyarak, halk otobüsüne saldıranlara solcu diyebilir miyiz lan biz? Şimdi, Hasan Hüseyin Korkmazgil’den ‘İnsanlık neymiş?’ önce bir öğrenin, sonra başkalarına insanlık dersi verirsiniz:

bak şu bebelerin güzelliğine
kaşı destan
gözü destan
elleri kan içinde

kör olasın demiyorum
kör olma da
gör beni

damda birlikte yatmışız
öküzü hoşça tutmuşuz
koyun değil şu dağlarda
san kendimizi gütmüşüz
hor baktık mı karıncaya
kırdık mı kanadını serçenin
vurduk mu karacanın yavrulusunu
ya nasıl kıyarız insana..

Uyarı: Sitede yer alan yazı, haber, görsel ve diğer tüm içerik kurgudur.

Burak Kaya hakkında
Müzisyen, yazar.

Yorumlar

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.




Loading Facebook Comments ...