Tutmayın Küçük Enişteyi

Vallahi dağıtır ortalığı. Sabrı taştı mı gözü bir şey görmez. ‘Sert ol’ dedin mi, öyle bir çatar ki kaşlarını korkarsın yeminle ama bir yandan da yufka yürekli. ‘Tamam’ denince de süt dökmüş kedi gibi kıvrılır ayağının dibine. Niye kimse kıymetini bilmiyor vallahi anlayabilmiş değilim. Her şeyden önce, kişilik sahibi bir adam: ‘Git’ diyorlar gidiyor, ‘gel’ diyorlar geliyor. Ne yapsın lan daha bu adam size? Son hızda koşarken ‘dur’ diyorlar hemen duruyor. Lan insanın içine şeytan girer de sorar değil mi, ‘Ben demin niye koştum, şimdi niye duruyorum?’ diye. Bu sormuyor oğlum, öylesine itikatlı, öyle temiz kalpli bir insan.

Ver bunun eline dolu tabancayı, çek de tetiği, çat diye basar köküne kadar, karşıda biri var mı, kurşun birine değer mi, zerre düşünmez lan. Öyle müthiş bir görev adamı. İnsansız hava aracı gibi bir şey lan, öyle oturduğun yerden kontrol edebiliyorsun koca başbakanı. Zirveye gittiler diyelim ‘Sen kapıda bekle’ diyorlar, hiç ses etmeden saatlerce bekliyor oğlum. ‘Şimdi gel’ denince zıplayarak geliyor. Hangi ülkenin var lan istenince zıplayan başbakanı? Niye bu insanların değeri bilinmiyor lan bu memlekette? Kolay mı yetişiyor sanıyorsunuz oğlum, bu insanlar? Ben bir kere canlı gördüm, tüylerim diken diken oldu yemin ediyorum. Böyle bağırarak nutuk atarken üstten biri eliyle ‘yeter’ işareti yaptı, o saniye sustu lan, lafını tamamlamadı. ‘Eyyy Avrupa’ derken birden bıraktı mikrofonu, gitti oturdu yerine. Ama. İşte ama’sı var. On dakika sonra, bir el işaretiyle öyle bir şahlandı ki görecektiniz. Katiyen, demin köşeye çekilen adam bu demezsiniz, ‘saldır’ dedin mi öyle bir fırlıyor ki öne, zıpkın gibi, mızrak gibi atılıyor yemin ederim. Arkadaş daha ne yapsın lan size bu adam? Kümese girip kuluçkaya mı yatsın, sahaya inip Kasımpaşa adına gol mü atsın, söyleyin ne yapsın daha?

Hani böyle şarkıcılar mikrofonu uzatır da siyasetçiler yalandan iki satır söyler, bu öyle değil işte, sen çağırmadan mikrofonun önünde bitiyor hemen, istek şarkılarını daha istenmeden söylüyor, öyle bir gönül adamı. ‘Halay çekelim mi?’ demene gerek yok, bir göz etsen, sıçrayarak sandalyenin üstüne çıkıyor. İlk o sallıyor mendilini, öyle alçak gönüllü bir insan. Dandik bir kurumda müdür oldu diye kasım kasım kasılan insanlara bak bir de koskoca başbakana bak lan. Herhangi bir ülkenin başbakanını sağa sola koşturabilir misin oğlum? Bunu koşturabiliyorsun işte. ‘Git şu işi hallet’ denince, o saniye, ofis boy gibi fırlıyor lan dışarı. O kadar tez canlı.

Hakkımı helal etmiyorum lan size. Siz böyle bir insanın kıymetini bilmeyin, gidip adamın ayağını kaydırın. Hem ne gerek vardı ki çelme takıp da bu adamı düşürmeye, ‘düş’ desen kendi kendine düşebiliyor zaten. Bir daha zor bulursunuz böyle başbakanı. Yüz yılda bir gelebilecek bir insan bu kadar kolay harcanır mı oğlum, hakkımı helal etmiyorum size.

Uyarı: Sitede yer alan yazı, haber, görsel ve diğer tüm içerik kurgudur.

Burak Kaya hakkında
Müzisyen, yazar.

Yorumlar

3 Comments

  1. Açık söyliyeyim gülmekten gözlerimden yaşlar geldi,simsiyah makyajım aktı …Kocama yüksek sesle okuyordum İkimiz de sayenizde birkaç kilo pirzola yedik sayenizde ..Harika ..Allah da sizi güldürsün?

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.




Loading Facebook Comments ...