Kefenlerimizi Giyip Teröre Karşı Tek Yumruk Oluyoruz!

Sen Esad’la savaşacak diye Türkmenler, Özgür Suriye Ordusu gibi adlar altında El Kaide uzantılarına yardım et, IŞİD militanlarının sınırı geçip Türkiye’de tedavi olmalarına ses çıkarma, sınırlarını yolgeçen hanına çevir, sonra da bu adamlar gelip ülkende eylem yapınca şaşır. Lan oğlum El Kaide teröristine güvenilir de silah gönderilir mi, kendi elinle ülkeye sokulur mu lan bu adamlar? Vatandaşı yolda terör saldırısına uğrayıp da ölürsek diye abdest alıp da sokağa çıkan başka bir ülke var mı lan dünya üzerinde? El âlemin ülkesinde yöneticiler halkı korumak için füze kalkanı yapıyor, bizimkiler de ‘kefeninizi giyip de çıkın dışarı’ diye uyarıda bulunuyor. Ülkede azıcık ahlak, bilgi, öngörü sahibi bir iktidar olmadığı gibi doğru düzgün muhalefet de yok. Muhalefet liderlerinden biri canlı bombaların cenaze törenlerine katılan partili milletvekillerinin insani duygularından dem vuruyor, diğeri de ‘gün birlik günüdür’ gibi laflarla kendi sorumluluğunu örtmeye çalışan iktidarın peşine takılıyor. Gün birlik günü de, kiminle birlik olacağız? Tekbir getirerek solculara saldıran polisle mi, El Kaide’ye silah taşıyanla mı, ‘canlı bombayı patlamadan tutuklayamayız’ diyenle mi, bomba sonrası fiyatları beşe katlayıp terörün sırtından para kazanan taksiciyle mi?

Güvenlik sorunlarını mikro düzeyde ele alan insanları da anlamak mümkün değil. Bunlar konuyu hep araç gereç, teknoloji veya alt görevlerde çalışan insanlar boyutunda tartışıyor. X-ray cihazı, havalimanı güvenlik prosedürü falan her konuda derin bilgiye sahip olduklarından böyle her saldırıdan sonra saatlerce konuşabiliyorlar. Sadece belli konularla ilgilendikleri için suçlu ya x-ray cihazı ya onu kullanan görevli ya da güvenlik kameraları oluyor tabii ki. Oğlum senin ülkenin başbakanı daha dokuz ay önce “Elimizde canlı bombaların listesi var ama burası demokratik bir hukuk devleti, bu kişi eylemi yapmadan gidip bu kişiyi tutuklayamayız, uyuyan hücreleri toplayıp bir yere atamayız” demedi mi lan? Ankara Garındaki IŞİD saldırısından birkaç gün sonra milli maç öncesinde terör kurbanlarını anmak için yapılan saygı duruşunda Konya’da bir stat dolusu insan tekbir sesleriyle saygı duruşunu protesto edip, IŞİD’i desteklemedi mi oğlum? Daha on gün önce, IŞİD’in gece kulüplerine saldırdığı gibi, içki içiyor diye Beyoğlu’nda bir kafeyi basıp insanları yaralamadı mı eli sopalı saldırganlar? Bunun üstüne bölgenin Beyoğlu Belediye Başkanı saldırıya uğrayanları hedef gösteren bir açıklama yapmadı mı? Daha bir hafta önce, IŞİD’in namaz kılmayanları kırbaç cezasına çarptırmasıyla aynı kafadaki bir adam TRT’de namaz kılmayanların hayvan olduğu söylemedi mi? Kumsalda güneşlenenleri öldüren IŞİD kafasıyla benzer kafaya sahip din âlimleri her gün mayoyla denize giren, bikinisiyle güneşlenen kâfirlerden söz etmiyor mu? Gazetesinden, televizyonuna, Facebook’undan Twitter’ına kadar her saniye mayolularla mini eteklilere nefret kusmuyor mu bazı insanlar? IŞİD’in heykelleri parçaladığı gibi müstehcen diyerek ülkendeki heykeller yıkılmıyor mu, şarap içilecekti diye eli sopalı insanlarca İdil Biret konseri basılmıyor mu lan? IŞİD’in eşcinsellerin gittiği gece kulübünü tarayıp insanları öldürdüğü gibi, daha bir hafta önce Alperen Ocakları eşcinselleri ölümle tehdit etmedi mi? Bir mafya lideri, “akademisyenlerin kanıyla duş alacağım” diye açıklama yapıp sonra da çeşitli kuruluşlardan ödüller almadı mı? Sen ne bok yemeye güvenlik kameralarıyla uğraşıyorsun ki adam bildiğin televizyon kamerasının önüne çıkıp takır takır söylüyor zaten niyetini. İnsanları ölümle tehdit etmenin serbest olmanın da ötesinde ödüllendirildiği bir ülkede, teröre şaşılır mı lan?

Her bir yandan IŞİD’lilere benzer sesler yükselirken, ülkendeki yasal radyo televizyon kurumundan bile IŞİD’in görüşüne benzer görüşler açıklanabilirken sen niye cihazlardaki güvenlik açığını sorguluyorsun oğlum? Çevrende, hükümettekinden, belediye başkanına, polisinden imamına, iş adamından sıradan vatandaşına kadar IŞİD’le aynı kafada binlerce insan olduğunu görmüyor musun lan? Asıl güvenlik zafiyeti bu değil mi? Tamam bunlar öldürmekten yana değil ama onun dışında kalan her şey neredeyse tamamıyla aynı lan. İsrail, Ermenistan, Yahudiler, eşcinseller, sanat, özgürlük, demokrasi gibi hangi konu açılırsa açılsın IŞİD’le aynı şeyleri söylüyor bu adamlar. Suruç’ta ölenlere gizliden sevinip, Ankara’da ölenler için bir saygı duruşuna bile tahammül edemeyenler bunlar değil mi?

Neyzen Tevfik bir şiirinde şöyle diyor:
Sen köpeğe kuduz de de geçiver,
Nasıl olsa bir öldüren bulunur.

Teşbihte hata olmaz. Sen radyoda, televizyonda, gazetede, dergide içki içene, kızlı erkekli yaşayana, mayoyla denize girene, rock müzik dinleyene, namaz kılmayana, oruç tutmayana nefret kusuyor, başka dinleri aşağılayıp insanlara gâvur diyorsun. Senin yanında bunları dinleyerek büyüyen çocuklar da IŞİD’e katılıp eğitim aldıktan sonra, elinde silahıyla ülkesine dönüp bu insanları öldürüyor. Sonra ölenleri anmak için yapılan saygı duruşunda da ıslık çalıp tekbir getirerek IŞİD’lileri destekliyor, ölenleri lanetliyorsun. Biz kör müyüz lan, salak mıyız oğlum biz? Hepinizin aynı takımdan olduğunuzu fark etmiyor muyuz? IŞİD militanları santrforsa sen de defanstasın. Yıllardır polis teşkilatından, adalet kadrolarına kadar tüm kadroları ‘Bizden’ veya ‘Alevi’ diye etiketlerle ayırıp bütün kamu kurumlarını IŞİD’çilerle aynı kafadaki adamlarla doldurduğunuzu göremiyor muyuz? Her eylemden sonra suçluları eleştirmek yerine muhalefete saldırmanızın, her durumda iktidarı korumaya kalkmanızın nedenini bilmiyor muyuz? Adın gibi biliyorsun sen de suçlunun kim olduğunu. Zaten İsrailli turistler öldürülünce de içten içe seviniyorsun oğlum, keşke şu yanlarındaki gariban Türk ölmeseydi de bir tane daha İsrailli ölseydi diyorsun. Ramazanda içki içen bir yer basılınca içinden oh çekiyorsun, ABD’de eşcinseller öldürülünce bıyık altından gülüyorsun. IŞİD’i kınadığın ilk cümle bile ama’yla bitiyor, hemen kurbanları ve IŞİD’le savaşan kim varsa onları eleştirmeye başlıyorsun. Sen bir IŞİD sempatizanısın, anla artık. Olaylar karşısında bu adamlarla benzer tepkiler veriyorsun, benzer duygu ve düşünceleri paylaşıyorsun.

Şimdi bunlar diyor ki “Teröre karşı birlik olalım”. Tabii doğru birlik olalım. Lan birlikçiler, yıllardır halkın bir bölümüne aynı IŞİD’in bildirilerindeki gibi bir dille kin, nefret, ayrımcılık kusan siz değil miydiniz lan? Gene de sizin dediğiniz olsun, birlik olalım. Ama baştaki soruyu yeniden sorayım size: Havalimanında para için vicdanını satan taksicilerle mi, TRT’de nefret kusan profesörlerle mi yoksa Konya’da IŞİD’i destekleyen bir stat dolusu insanla mı birlik olalım? Birlik olunca ne yapalım mesela, birlikte Beyoğlu’nda içki içenleri taşlayıp, sonra konser mi basalım, dönüşte de sokaklarda eşcinsel avına çıkıp tekbir mi getirelim?

Nasıl aklımıza gelmedi lan bu, çok iyi fikir oysa: IŞİD’e karşı IŞİD sempatizanlarıyla birlikte hareket etmek.

Uyarı: Sitede yer alan yazı, haber, görsel ve diğer tüm içerik kurgudur.

Burak Kaya hakkında
Müzisyen, yazar.

Yorumlar

1 Comment

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.




Loading Facebook Comments ...