Cumhurbaşkanlığından Yurtdışı Geziler İçin Tasarruf Önlemleri Geliyor

Cumhurbaşkanlığı Ekonomik Politikalar Dairesi Başkanı Numan Yüksekfaiz’in e-posta hesabının hacklenmesi sonucunda ekonomimizle ilgili kaygılandırıcı bilgilere ulaşıldığı bildirildi. Sızdırılan e-postalara göre, Külliye’nin yurt dışı resmi ziyaretleri ve bu ziyaretlerde yapılan ticari anlaşmaların bütçeye verdiği büyük zararı gidermek için uzmanlar ve araştırma kuruluşlarından yardım isteneceği, gerekirse Diyanet İşlerinden alışveriş ve israf konulu fetva alınacağı ortaya çıktı.

“ABD’den Boeing, Rusya’dan S-400, Tunus’tan Zeytinyağı, Sırbistan’dan Et”

Sarayın Ekonomik Politikalar Başkanı Yüksekfaiz’in, daire çalışanlarına gönderdiği bir e-postada, Sayın Cumhurbaşkanımızın gündem yoğunken ve politik gelişmeler yüzünden canı sıkkınken katıldığı yurt dışı ziyaretlerde alışverişin dozunu biraz kaçırdığına dair yakınmalarına yer verdiği de görüldü:

“Son 4, 5 ayda çıkılan yurt dışı ziyaretlere bakacak olursak, ABD’den 40 adet Boeing, Rusya’dan S-400 füze savunma sistemi, Tunus’tan zeytinyağı, Sırbistan’dan birkaç bin ton et, Fransa’dan 25 adet airbus uçak derken 50 milyar dolar falan harcayıp gelmişiz. Her bir gezi zaten özel uçaklar, yüzlerce koruma, iş adamı, gazeteci, gidilen ülkede otel, araç, transfer falan milyonlarca dolara patlıyor. Eh, bir de her lider ülkesinin nesi meşhursa birkaç milyar dolarlık satış yapıyor, sonra da haydi Numan, öde faturaları, kaynak bul, borç al, vergi sal. Hani uzun vadeli anlaşma yapması gene neyse, bir de Putin denilen adam füzeler için nakit kapora istedi, ziyaret sırasında Beyefendi bana dönüp ‘Hadi bakalım, at Putin abimize birkaç kuruş’ dedi, cebimde sadece 300 dolar var, ne yapacağımı şaşırdım! Vallaha çıldıracağım, bu ekonomiyi nasıl çevireceğiz? Lütfen dairece bu konuya bir kafa yoralım arkadaşlar.”

“Norveç’ten de Somon Alalım”

Yüksekfaiz’in e-postasına Ekonomi Başdanışmanı Yiğit Bulut’tan gelen cevapta da ilginç bilgilere ulaşıldı:

“Numan abi, ülkemiz üzerinde oynanan büyük oyunun ben de farkındayım. Sayın Cumhurbaşkanımızın yumuşak yüzünden, iyi niyetinden, dünya liderliğinden faydalanmak isteyen dış güçler elinden geleni ardına koymuyor. Geçenlerde ziyaret ettiğimiz Çad’da Sn. Erdoğan ‘Sizden ne alabiliriz, hadi satın bir şeyler’ diye üsteledi; Allahtan adamların satabileceği hiç bir şey bulamadık, yoksa elimiz boş gelir miydik? Zat-ı alileri haftaya Norveç’e gidecekmiş, beni çağırıp sordu ‘Söyle bakalım Yiğit, Norveç’ten ne getireyim’ diye, ben de belki mesajı alır diye ‘İki tane buzdolabı magneti getirseniz yeter efendim’ dedim… Ama Beyefendi güldü, ‘İlahi Yiğit, çok şakacısın, yüz bin ton somon almak üzere anlaşma yapıyoruz’ dedi. Hani benim için mühim değil, nasılsa halkın parası, istediği gibi saçıp savursun, ama sonra kabak başımıza patlıyor; bizi çağırıp ‘nedir ulan bu bütçe deliği, dış ticaret açığı, iç borç stoğu, çabuk icabına bakın’ diye fırçalıyor.”

“Stres Altındaki Bazı Vakalarda Pahalı Elbise ve Ayakkabılar Almak Çok Rastlanan Bir Durummuş”

Sızdırılan son e-posta ise Sn. Yüksekfaiz’in konuyla ilgili eşe dosta danıştıktan sonra çalışanlarıyla paylaştığı e-posta oldu:

“Bizim Cerrahpaşa’dan emekli bir psikiyatrist abimiz var, dedi ki, morali bozuk olan, ağır stres altındaki bazı vakalarda saç modelini değiştirmek, çılgın renklere boyatmak, asla giymeyeceği pahalı elbise ve ayakkabılar almak çok rastlanan bir durummuş. Tabii bireysel bazdaki bu tepkiyi devlet başkanlığı seviyesine taşırsak füze sistemleri, uzun menzilli uçaklar, nükleer santral falan satın alınması beklenebilirmiş. Grip salgını, helal yiyecek bulamama, yurt dışı otellerde mescit olmaması gibi birkaç sudan bahaneyle yurt dışı gezilerden vazgeçirmek, mümkün olduğunca Kudüs, Nuh tufanı, doğum kontrol, imam hatiplilerin mağduriyeti gibi iç gündem konularına odaklanmasını sağlamak en iyi çözüm olurmuş. Lütfen çalışmalarımızı bu yönde yoğunlaştıralım arkadaşlar.”

Yorumlar

İlk yorumu siz yapın

Yorum Gönder

E-posta adresiniz yayınlanmaycak




Loading Facebook Comments ...