24 Haziran Seçimini Kim Kazanacak?

Ben AKP-MHP ittifakı kazanacak diyorum. Bunu istemiyorum ama böyle olacağını düşünüyorum. Ancak bu yazı muhalefet üstüne. Erken seçim açıklamasının ardından muhalefet partileri sevinçli bir telaş içine girdi. Hepsi çocuklar gibi şen. Bir kere hepsi seçime hazırmış. CHP de “Biz hazırız” diyor. Sanırsın şimdiye kadar girdiği her seçimi kaybeden bunlar değil. Meral Akşener de hemen havaya girdi. Aklı sıra aradan sıyrılıp Erdoğan’ın kendine yaptırdığı başkanlık koltuğuna oturacak. Saadet Partisi de “Abdullah Gül’le görüşeceğiz” demiş. Hepsi de istisnasız kendisinin kazanabileceğine inanıyor. Öyle saf, öyle temiz insanlar. Yani samimiyetle inanıyorlar buna. Oğlum siz geri zekâlı mısınız, yoksa iktidardakiler size hap falan mı içiriyor? Siz iktidarın izin verdiği bir alanda, onun izin verdiği ölçülerde muhalefet yaptığınızın farkında değil misiniz lan? AKP sizin seçimi kazanmanıza izin verir mi oğlum?

Muhalefet seçmenleri de farklı değil. Biri Atatürkçü olsun, öbürü milliyetçi olsun, diğeri falanca olsun demeye başlamış. Kazanacaklarını sanıyorlar. Yani heriflerin memleketin elden gittiğinden haberleri yok. Hâlâ herkes benim arkamda sıra olsun zihniyetindeler.

Bu ödlekliğin getirdiği bir iyimserlik midir bilemiyorum. Şimdi diyorlar ki “Erdoğan çöküşü gördü, korkudan seçime gidiyor”, “Meral’den korktu”, “dolardan ürktü, paniğe kapıldı”… “Düşüş başlamadan son kozunu oynayacak” falan. Yani bir insan rakibini ancak bu kadar az tanıyabilir.

Afrin’e girişin Çanakkale anmaları ile aynı güne getirilmesi, Cumhurbaşkanının vatandaşlara gönderdiği mektuplar, Doğan Medya’nın satın alınması, Halk TV’deki operasyonlar, 24 Haziran’ın gayet planlı bir seçim olduğunu gösteriyor. Seçim kararıyla birlikte OHAL de uzatıldı. Ancak ne yazık ki muhalefet bunu görmek yerine kendilerinden korkulduğunu sanmayı tercih ediyor. Neyinizden korksunlar lan sizin? İstediği gibi yönlendirebildiği bir muhalefetten niye korksun oğlum bu iktidar? Yönlendiremediği muhalefeti hapse koyuyor zaten. Senin dışarıda olmanın nedeni, gösterilen alanın dışına çıkmıyor olman.

OHAL’de seçim olur mu lan? Sen OHAL’siz vaziyette girdiğin bütün seçimleri kaybetmişsin, OHAL’de nasıl kazanacaksın? Nasıl inanabiliyorsun buna?

Muhalefet partilerinin bu özgüveninin, iyimserliğinin nedenini bilemiyorum. Bana sorarsanız zekâ geriliğinden veya ödleklikten diyorum. Mücadeleden korktukları için kendilerini olmayacak hayallere inandırıyorlar. Şimdi yürekleri pır pır ediyordur hepsinin. Kemal Abi de Meral Abla da kendisinin kazanacağını sanıyor. Benim şahsi görüşüm “Nah kazanırsınız” şeklinde. AKP kaybedeceği bir erken seçime girmez. Daha anlaşılır söylemek gerekirse AKP bugün geldiği noktada, artık seçim kaybedemez. Ancak muhalefet liderleri bu kafayla giderlerse sadece bu seçimi değil her şeylerini kaybedecekler. Seçimden 51 – 49 gibi bir sonuç çıkacak. Hangi oyu alırlarsa alsınlar sonuç böyle olacak.

Şimdi gelelim asıl soruya: Muhalefet böyle bir noktada ne yapacak? Hemen söyleyeyim, mort olmuş suratlarla YSK’yı YSK’ya şikâyet edecekler. YSK da bunların itirazını görüşüp reddedecek. Şimdi halka şunu açıklamalısınız: O gün siz ne yapacaksınız? Siz istediğiniz kadar % 55 oy alın, sizin oyunuz % 49,50’yi geçmeyecek.

Yenileceksiniz. Ama az bir farkla. Öyle ki kendiniz bile kuşku duyacaksınız. Neredeyse kazanıyorduk diyeceksiniz… Belki bir dahakine kazanırız diye düşüneceksiniz. Atı alan bir daha Üsküdar’ı geçmiş olacak.

Eğer CHP, SP veya İyi Parti, “Biz kazandığımız seçimlerde bu tür oyunlara izin vermeyiz” derlerse kesinlikle inanmayın. CHP’den başlayalım: Bunlar, AKP’ye karşı girdiği her seçimi kaybetti, %76 oy oranıyla aldıkları Beşiktaş Belediye Başkanlığını bile iktidar ellerinden alırken seyrettiler lan. Siz bunların “Hiç merak etmeyin” falan demesine bakmayın, ellerinden bir şey gelmez bunların. Gelse kazandıkları belediyeleri verirken azıcık direnirlerdi. Ancak o güç yok ne yazık ki. Trene bakar gibi bakarlar ancak kaybettikleri seçimin ardından. Akşener de, CHP de, SP de tek başına hiçbir şeye direnemez. Direniş kültürü olan HDP’liler de zaten CHP’lilerin desteğiyle hapse konmuş durumda.

Peki hiç umut yok mu? Olma mı? Umut var elbette ama seçimlerde değil.

Partiler öncelikle seçimi kazanamayacaklarını bilmeliler. Tek başına hareket etmeleri durumunda ne Akşener, ne Kılıçdaroğlu, ne HDP, ne de SP adayı bu seçimi kazanabilir. Bu seçimi o veya bu şekilde, o veya bu nedenle kaybedecekler. Bütün gazeteler ve televizyonlar bunlara çamur atacak. Dört partinin arasını bozmak için her gün yeni bir haber yapıp sosyal medyadan ve gazetelerinden servis edecekler. Kendilerine ait olmayan Sözcü gibi gazeteler de HDP düşmanlığı yaparak bu bloğu bozmaya çalışacak.

Peki ne yapılabilir? İzninizle, ‘sen kim boksun lan’ diyenleri hiç umursamadan buradan muhalefete önerilerde bulunacağım:

  1. Dört parti bir olup OHAL’de seçime girmeyeceklerini açıklamalı ve böyle bir seçimi protesto edeceklerini ilan etmeliler. OHAL’in derhal kaldırılması yönünde büyük bir mücadele başlatılmalı.
  2. CHP, HDP, SP ve İYİ Parti bir Demokrasi Bloğu kurmalı. (HDP’siz bir blok, iktidarın izin verdiği kadar muhalefet yapmaya devam etmek olur ve hiçbir hedefe varmaz.) Eğer ilk turda herkes kendi adayıyla girsin, ikinci turda kalan adaya destek verilsin gibi bir yaklaşım olursa bu seçimi AKP kazanır. Hem de dümen çevirmeden. Çünkü bu durumda seçim döneminin önemli bir bölümünde birlikte mücadele edilemez, hükümet, partilerin arasını açabilecek söylentileri devreye sokar ve çatlaklar baş gösterir. Ayrıca İYİ Parti’nin adayı ikinci tura kalırsa solcular ona oy vermekte veya solcu aday kalırsa SP ve İYİ Parti seçmenleri ona oy vermekte zorlanır. Bu nedenle dört parti bir blok oluşturmalı ve tek bir adayla ilk tura girmeli. Blok, dört partinin oy oranlarına göre değil, eşit temsili ile oluşturulmalı. Partiler sürekli birlikte hareket etmeli, aralarından su sızmamalı.
  3. Politikada pişmiş bir kişi değil, genç, dürüst, mücadeleci bir aday üzerinde anlaşılmalı.
  4. Dört partinin oluşturduğu Demokrasi Bloğu, üzerinde anlaşabilecekleri temel kuralları halka açıklamalı ve söylemlerini bu manifesto üzerinden geliştirmeliler. Bu manifestoda ideolojiler değil üretim, yoksulluk, Şeker Fabrikaları, adalet olmalı.
  5. Demokrasi Bloğu, diğer küçük partiler, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve sanatçılarla birlikte hareket ederek bloğu halka yaymalı.
  6. Seçim öncesinde seçimlerin güvenilirliğinin sağlanamadığı durumda genel grevden, diğer protesto eylemleri ve sivil itaatsizlik seçeneklerine kadar tüm direniş yöntemleri oluşturulmalı ve halka duyurulmalı. Blok yönetimi, tutuklama, sosyal medyanın yasaklanması ve tüm diğer engellemelere karşı önlemlerini oluşturup halka duyurmalı.

Bu durumda seçim gene kazanılmaz ama en azından mücadele örgütlenmiş ve doğru alana kaydırılmış olur. 24 Haziran seçimleri, muhalefetin bu seçimleri nasıl kaybedeceğine göre ülke için önem kazanacak. Eğer muhalefet bu seçimlerden tek yumruk olarak çıkar ve mücadeleyi başlatabilirse AKP ve OHAL’in ömrü sanıldığı kadar uzun olmayabilir.

Burak Kaya hakkında
Müzisyen, yazar.

Yorumlar

5 Comments

  1. Tamamiyle katilmakla beraber, muhalefet partilerinin HDP haric AKP ve MHP ye mars I dise dokunur direnis gosterecegini sanmiyorum. Yine de umut etmekte fayda var.

  2. Sol görüşlüyüm.. Net akp kazanır.. Akp ye rakip olabilecek potansiyel de muhalefet yok.. Chp hep başarısız.. Adeta başarısız olmak için çabalıyorlar.. Belediye çalışma sistemi 1950 model.. Bilgi çağın da. Alabildiğine gerilik.. Sonsuza kadar muhalefete devam..

  3. İlk öncelikle merhabalar makalenizi bende site okurları gibi tek solukta okudum ve gayet başarı buldum fakat daha doğrusu bana kalırsa birkaç eksiklik var mesla diyoruzki 4 partininde ittifak halinde olması gerekir şöyle düşğnelim bndan önce yani akp ortaya çıktığında ittifak halinde olmadı ve tek başına bir pirimle ortaya çıktı nedenmi milletin hali ortada idi çözüm ise netti ve adamlar çözümü ortaya koydu vaatleri sıraldı insanları inandırdılar ve yaptılar gelelim son dönemlerine artık 15 yılın vermiş olduğu güç ile artık bir zeyna olduklarını düşünmeye başladıkar millet ise onlar olmasa bu ülke biter mantığında bana kalırsa ilk olarak hiç unutmamız gereken bir şey var kim gelirse geksin giderse gitsin devlet 18 yaşında ve işleri öğle yada böyle yürür bu ilki idi bir diğeri partiler arası ittifak değil milletler arası ittifak yapamk gerekir yani bir chpli ile mhp li akp li evet ya bak şu yeni gelenler evet bu işi başarır demeli nasılmı vaatler ile değil güzel bir geçmiş ile ilk olarak ve tabikşde çalışmayla çalılmalarla bugğn mitinge katılım şnce gibi 45 dk konuşup bu konşmalarda 81 vilayete yaptığı konşmalar ile aynı olmamalı çarpıcı ve her defasında gerçek yorumlar yaparak ortaya çıkılmalı örnk akp mitinglerinde valiliği ziyaret eder nedenmi yapılan masrafları devlete yansıtır sanki millet için gelmiş gibii oy toplamak için değilmiş gibi ve daha bir çok örnek bu arada diper partiler bana göre geröekten pasif inşlh bir gün biri gelirde bunlarında hatalarını sorgular bnlarda parmaklıkları tadar tek temenim bu aska kan aksın istemem tabi

  4. Siz öyle boş boş konuşmaya devam edin solcular!!!!!
    Allah korusun CHP kazanırsa gotunuze donu zor bulucaksınız!!!
    Gerizekalılar!!!!

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.




Loading Facebook Comments ...