Taksim’de Açılan Beton ve Çimento Sergisi İstanbulluları Büyüledi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından çok sayıda sanatçı ve müteahhidin katılımıyla gerçekleştirilen “Beton ve Çimentoda Modern Yönelimler” sergisi Taksim Meydanı’ndaki ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılaştı.

“Halkımız Modern Sanattan Çok İyi Anlıyor”

Konu hakkında değerlendirmelerde bulunan İBB Modern Sanat ve Hırdavat Bölümü Başkanı Saadettin Gürbüz “Sergimiz tam bir şenlik havasında geçiyor. Taksim Meydanı için tarihi bir gün olduğunu söyleyebilirim. Halkımız da gerçekten çok bilinçli. Modern sanattan ve estetikten çok iyi anlıyor. Gelen soruları duysanız inanamazsınız. Kaçlık demir kullandığımızdan tutun da Taksim Meydanı’na dökülen çimentonun üretiminde kullandığımız solüsyonlara kadar çok farklı sorularla karşılaşıyoruz. Her konuda fikir sahibiler. Bu milletin sırtı yere gelmez” dedi.

Beton ve Çimento Sergisi’ni gezen sanatseverler Kaparoz muhabirlerine memnuniyetlerini belirttiler:

Musa Zeytin (34): Çok etkileyici bir manzara. Maalesef halkımız bu tür sergilere yabancı. Bugün mikrofonu uzatsanız çimentoyla betonun farkını bilmeyen insanlara rastlarsınız. Yani bu tür cahil insanlarla birlikte yaşıyoruz. Sergiye gelirsek özellikle meydanın sol arka tarafındaki bölümden çok etkilendim. Burada CEM II denilen çimento kullanılarak yapılmış bir beton yüzey tasarımı var. CEM II’de mineral katkı miktarı % 6-35 arasındadır. Buna cüruflu derler bizim orada. Demir boku diye de geçer. Sanatçı burada yaşamın boktanlığıyla yüzeyselliğine göndermede bulunmuş. Bakın buraya geldiğimde sabah 10’du. Şu an saat 16:00 olmuş. Ben altı saattir buradan gidemedim. İzlemeye doyulmayacak bir tablo.

Sabri Çelik (39): Sergiye katılan tüm sanatçıları kutlarım. Gerçekten inanılmaz bir görüntü. Bakın, şu an üzerinde durduğumuz sanatsal obje, yarı taşıyıcı hafif beton olarak adlandırılıyor. Yaş karışımlı sistemle elde edilmiş ve bu meydan için son derece anlamlı bir uygulama. Üzerindeki kişide bir tedirginlik hissi uyandırıyor. Biz sanatseverlerin ‘betonsallık’ olarak adlandırdığımız bir duygu durumu vardır. Böyle betonla bir olma, betonun ruhuna girmek gibi düşünülebilir. Hani böyle takılır düşersiniz de kafanız kırılır, kanınız akar yere, beton kırmızı olur. İşte öyle bir şey. Ya şu grinin tonlarına ne demeli? İçinden demir mi geçer, sevdiğin mi bilemezsin, öylesine özlem yüklü, öylesine kusursuz. Sanki birazdan meydana bir beton mikseri girecek gibi hissediyorum şu an. İçim kıpır kıpır. Sözcükler, boğazıma bir kürek harç atılmış gibi takılıp duruyor.

Yorumlar

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.




Loading Facebook Comments ...