31 Mart Yerel Seçimleri

31 Mart yerel seçimlerine yedi ay kaldı. AKP ve CHP, belediyeleri bir rant kapısı olarak görüyor. Bugün iki partide de buradan nemalanmak isteyenlerin harekete geçtiklerini görebilirsiniz. CHP’de Gürsel Tekin ve saz arkadaşlarıyla Mustafa Sarıgül’ün adı ortalarda dolaşmaya başladı bile. AKP’li rantiyeciler ise Reyiz’in iki dudağı arasında bir yer bulabilmek için fırsat kolluyorlar.

Peki, 31 Mart yerel seçimlerinde gerçekten de şehirlerimizi bu rantçı zihniyetin elinden kurtarabilir miyiz? Ben, kurtaramasak bile göle bir kaşık maya çalmaktan yanayım. Şehrini, mahallesini, ormanını, suyunu seven insanlara da aklımdaki çıkış yolunu yumurtlamak istiyorum. Her şeyden önce aklı başında insanların, artık “CHP’nin adaylarını bir görelim”, “Falanca da Halk TV’de iyi konuşmuş”, “AKP kötü ama adayı süpermiş” gibi düşünceleri dinlemeye, tartışmaya bir saniye bile zaman ayırmayacak kadar olgunluğa ulaşmış olduklarını görmek sevindirici. Bu durum, bağımsızlar adına bir fırsat yaratıyor. Ben bu seçimlerde örgütlü bir bağımsız hareketten yanayım. Nasıl mı?

1-) Oy ve Ötesi, seçimler konusunda oldukça deneyimli bir kadroya sahip. Bir erken seçim olduğunda bile kısa sürede örgütlenebiliyorlar. Benim önerim şöyle: Kendisini belediye başkanlığına uygun gören kişiler, belli bir tarihe kadar Oy ve Ötesi’nin web sitesi üzerinden adaylık başvurusunda bulunacaklar. Mimarlar ve şehir plancılarının ağırlıkta olduğu bir jüri tarafından bu başvurular üzerinden bir eleme yapılacak. Kalan adaylar kendilerini, hayallerini, eğitimlerini anlatan videolar ve yazılarla aday oldukları bölge için neden uygun olduklarını açıklayacaklar. Oy ve Ötesi gönüllüleri de bu adayları inceledikten sonra kendi bölgelerindeki adaylar için web sitesi üzerinden oy kullanacak ve bu şekildeki bir ön seçimle adaylar belirlenecek. Adaylar seçime bağımsız olarak girecek, gönüllülerin desteği ve kendi küçük bütçeleriyle ellerinden gelen tanıtımı yapacaklar. (Elbette Oy ve Ötesi değil de benzer başka bir oluşum da olabilir)

2-) TMMOB – Mimarlar Odası ve Sendikalardan oluşan bir kurul kendi içinde bir çalışma yaparak en uygun adayları belirleyecek. Belirlenen adaylar arasında bir ön seçim yapılacak ve bu bloğun adayları seçime bağımsız olarak girecekler.

Benim aklıma ancak bu iki öneri geldi. Üzerinde düşünülse çok daha güzel, başka öneriler bulunabilir. Buradaki en önemli nokta, partilerden bağımsız bir sivil hareketin merkezde olması. Elbette isteyen parti, aday belirleme süreçlerine müdahale etmeden bu oluşuma dışarıdan destek verebilir.

Gezi Direnişi sırasında Taksim Platformu altında birleşen onlarca sivil toplum örgütü, dernek ve oda gibi 31 Mart yerel seçimlerinde de bir birlik oluşturulabilir.

Bu birlik büyük şehirlerde seçimleri kazanabilir mi? Sanmam. Çünkü iktidarın medyası böyle bir hareketin büyük kitlelere ulaşmasına izin vermez. Ancak ez azından Beşiktaş, Kadıköy, Çankaya, Karşıyaka gibi belediyeler CHP’li rantçıların elinden alınıp halkın eline geçebilir.

Biz de bahçemizdeki yeni bir fidan gibi üstüne titreriz bu belediyelerin. Semtimizdeki bir ağacı kurtarabiliriz. Bakarsınız o ağaç filiz verir. Ve umut, her şeyi değiştirebilir.

31 Mart yerel seçimlerini, rantçılara karşı halkın örgütlü mücadelesine dönüştürme şansımız var.

Burak Kaya hakkında
Müzisyen, yazar.

Yorumlar

1 Comment

  1. Öneri pek yavuzmuş. Emmevelakin mühim bir problem var. Yazıda sayılan seçkin semtler sakinleri de dahil olmak üzere milletçe biz böyle organize işleri pek beceremeyiz. Kanaatimce bu yolla yerel yönetimler CHP ‘li rantçılardan kurtarılır, AKP’li rantçıların eline geçer. 🙂 Bu yolla CHP’li belediyeleri başarısız olsalar bile korumamış oluruz. Az kazanım değil. Gelecek seçimlerde de apartman yönetimlerini nasıl demokratik olarak oluşturabiliriz gibi daha tabandan demokrasi sorunlarını tartışırız.

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.




Loading Facebook Comments ...