Cumhürriyet

Bektaşi başına ne gelirse Allah’tan der yoluna devam edermiş. Bir gün, bir külhanbeyi Bektaşi’nin ensesine okkalı bir tokat indirmiş. Bektaşi arkasını dönünce;

– “Ne bakıyorsun Babaerenler? Allah’tan geldi…” demiş. Bektaşi de bunun üstüne;

– “Eyvallah evlat. Ben Allah’tan olduğunu biliyorum da hangi deyyusun eliyle yaptırdı, ona bakıyorum” demiş.

Cumhuriyet’teki operasyonun arkasında iktidarın olduğunu görmemek için kör olmak gerek. Allah’a şükür, ben kör değilim. İktidar yıllardır Cumhuriyet Gazetesi ile uğraşıyordu, ancak doğrudan bir müdahale yerine arkadan dolaşarak Cumhuriyet yönetiminin tasfiye edilmesini sağladı.

Bu gizli destek sayesinde Mustafa Balbay, Alev Coşkun ve saz arkadaşları da uzun dönemdir yürüttükleri mücadeleyi kazanarak Cumhuriyet Gazetesi’nin yönetimine geri geldiler. Balbay’ın “Cumhuriyet’te FETO’culuktan Kürtçülüğe kadar her şey serbest, CHP milletvekili olarak yazı yazmak yasak” dediği kadro ise tümüyle gazete yönetiminden uzaklaştırıldı.

Ben buradan mücadeleci arkadaşları kutlamak istiyorum. Aferin lan hepinize. Çok büyük iş başardınız. Cumhuriyetin tüm kazanımları devrilirken CHP’deki koltuğunuzla, gazetedeki odanızı kurtardınız. Artık abuk sabuk yazılarla gündeme damganızı vurur Sözcü’ye falan rakip olursunuz. Yönetime Vatan Parti’sinden bir arkadaş da girmiş ki bence on numara hareket olmuş. Bu muhteşem yönetime benim sorabileceğim tek soru “İyi Parti neden yok lan?” şeklinde olabilir. İyi bir gazetede, memleketteki siyasi partilerin eşit oranda temsil edilmesi gerektiğini düşünüyorum ben.

Bayramlarda Atatürk posteri vermek gibi büyük gazetecilik örneklerini özlemiştik. Artık 10 Kasım’da bayrak, 25 Aralık’ta bahçe hortumu dağıtırsınız. Arada bir başyazı patlatır hükümeti falan uyarırsınız ki ben bu uyarıları çok önemsiyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın da bu tür uyarı yazılarını okuduğunu ve yararlandığını biliyorum.

Hükümetimizin de bu değişimi olumlu değerlendirdiğini düşünüyorum. Bu arkadaşlar, iktidarı bir bahane bulup, gazeteye kayyım atamak derdinden kurtardılar.

“CHP milletvekili olarak gazetede yazmak yasak” diye yakınan Mustafa adlı mücadeleci kişiye mesleğini sorsanız, büyük olasılıkla ‘gazeteciyim’ diyecektir. Nerede görülmüş lan bir partinin milletvekilinin bağımsız bir gazetenin yönetiminde olduğu? CHP Genel Başkanı bir yolsuzluk yapsa senin gazeten bunu haber yapabilecek mi? Yoksa penguenleri mi yazacak gündemdeki konular işine gelmediğinde. Bırakın milletvekilliğini, gazeteciler herhangi bir partinin üyesi bile olmamalı. Meslek onuru ve bağımsızlık ruhu bunu gerektirir. Bir de “Gazete, bugünden itibaren İlhan Selçuk, Uğur Mumcu çizgisine döndü” diye yazmışlar. Eğer Uğur Mumcu hayatta olsa ve o gazetede yazsaydı, CHP İstanbul örgütü yerle bir olur, çoğu belediye başkanı insan içine çıkamaz, Mustafa Balbay ise gazetenin kapısından içeri giremezdi.

Arkadaşlarını mahkemeye verip Twitter üzerinden de FETÖ’cülükle, Kürtçülükle suçlayan bu yeni yönetime benim ilk tavsiyem aralarını hükümetle iyi tutmaları yönünde olacak. Çizgi olarak Perinçek ve Kılıçdaroğlu tarzında bir muhalif gazete yapsınlar. Yenikapı’da bayrak sallayıp hafta sonlarında Erdoğan’ın gemisine binsinler. Laiklik, 10. Yıl Marşı gibi yazılarla da durumu idare etsinler. Ben kesinlikle başarılı olacaklarına inanıyorum. Bu tarz muhalefetin ‘Emniyetten çağrılıyorsunuz’ türünden bir riski de yok. Zaten hepsinin ikinci bir mesleği var, gazetecilik daha çok hobi gibi. Eğer başarısız olurlarsa da canları sağ olsun. Nasıl olsa diğer taraftan bir akarları var.

Gazete yönetiminden ayrılanlarsa…

Onlar bu karanlık yılların en güzel insanları. Çiçek gibi açtılar bozkırda. Hapis yatacaklarını bilmelerine karşın yurt dışından geldi, iktidara karşı yılmadan, yalpalamadan direndiler. Meslek ve insanlık onurlarına en küçük bir leke sürmediler. Hapishanelerden korkmadı, baskı altında susmadılar. Arkadaşlarını gammazlamadı, halkını satmadı, zalime boyun eğmediler. Direnişleri,hepimiz için umut ve güç kaynağı oldu. Cumhuriyet Gazetesi’ne kuruluşundan bu yana en onurlu dönemlerinden birini yaşattılar. FETÖ’cülükle, teröristlikle suçlandılar. Üzerlerine atılmadık iftira kalmadı. Her şey oldular ama teslim olmadılar. Eğer bir eksikleri olmuşsa günlerinin yarısını Genelkurmay, kalan yarısını da CHP’de geçirmek konusunda olmuştur. Olabilir, hiç üzülmesinler…

Yeni yönetim kısa sürede onların bu açığını kapatır.

Burak Kaya hakkında
Müzisyen, yazar.

Yorumlar

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.




Loading Facebook Comments ...