Sana Sevdanın Yolları, Bana Hıyar Cücüğü

Sana Sevdanın Yolları, Bana Hıyar Cücüğü

Onlara; maceradan uzak, konforlu baharlık, yazlık ve kışlık yüzlerce saray odaları
Bize; yakıcı güneşte bronz ten, karda fırtınada püfür püfür işsizlik, açlık, el kapıları

Onlara; yüksek duvarların içine hapsolmuş, korumalarla çevrili Lale Devri bahçesi
Bize; özgürce, neşeyle gülüp eğlenip, üst üste yuvarlanabileceğimiz millet bahçesi

Onlara; çeşit çeşit, ama beş metrecik, küüçüücüük lüks otomobiller
Bize; tıkış tepiş, nefes nefese, döt döte yirmi beş metrelik koocaamaan metrobüsler

Onlara; “Susamlı Levrek Simidi”
Bize; çok bile geliyor, alın terimizin tuzuna banıp yediğimiz, kupkuru sokak simidi

Onlara; “Tartalet içerisinde Antakya usulü Humus”
Bize; suda haşlanmış, ayrıcalıklı yoksulların ağzına layık, sade ama enfes kuskus

Onlara; “Pataşur içerisinde Çerkez Tavuğu”
Bize; bol kelepçe, itinayla hazırlandığı her vuruştan belli, organik polis copu

Onlara; “Taze Sıkılmış Portakal, Greyfurt, Havuç, Elma suyu”
Bize; ilk günkü aşk ve bitmeyen sevgi ile sıkılan acısı kıvamında, taze biber gazı

Onlara; “Chia tohumu eşliğinde Ejder Meyveli Smoothie”
Bize; kan kusup, kana kana içip de bitiremediğimiz kızılcık şerbeti

Onlara; “Zencefilli Somonlu Suşi”
Bize; nefis mi nefis, üstelik de bedava, poşetinden yeni çıkmış zıkkımın keki

Onlara; hep açık kısmet, bol nimet
Bize; nedendir bilinmez; hep kuru lokmaya niyet!

Onlara; yeryüzünde yaşadıkları her gün cennet
Bize; yaşadığımız cehennemde vadedilen hurilerle dolu bir cennet!

Yorumlar

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.




Loading Facebook Comments ...