“Şam’da Namaz Kılmaya Gidiyorum” Diyerek Evden Ayrılan S.A. Yunanistan Sınırında Gözaltına Alındı

Ailesi ve arkadaşlarına “Şam’da cuma namazı kılmaya gidiyorum” dedikten sonra kefeniyle yola çıkan S.A. (28), evden ayrıldıktan 48 saat sonra Edirne’de gözaltına alındı. Yunanistan sınırını geçmek üzere Edirne’ye gittikten sonra Yunan polisi tarafından derdest edilerek Türkiye’ye geri gönderilen S.A. ile Kaparoz muhabiri görüştü.

“Hedefimiz Künefeydi Ama Kısmetimizde Yaprak Ciğer Varmış”

– Selçuk Bey, son 48 saatte neler yaşandı, bize anlatabilir misiniz?

– Tabii şöyle anlatayım, Suriyeli sığınmacılar bizim din kardeşimiz, onlar muhacir ise biz ensarız, ülkümüz bir, kaderimiz bir. Olay günü baktım, Suriyeli kardeşlerimiz coşkuyla otobüslere doluşup yola çıkıyor. Ben de düşündüm ki, vatanlarını savunmak için bir araya gelmişler, ülkelerine gidiyorlar. Ailemle vedalaştıktan sonra içime kefenimi de giyerek ben de peşlerinden atladım otobüse, gece boyunca yolculuk yaptık ve sabah sınırda, bir nehir kenarında uyandık.

– Yunanistan sınırında mı?

– Yok ne ilgimiz var bizim Yunanistan’la, nehri görünce ben Hatay sınırındaki Asi nehri sandım. Yanımdaki Halepli kardeşime nehri gösterip “Asi?” diye sordum, o da bana “Elhamdüllillah Asi, hepimiz asiyiz, isyanlardayız, canımıza tak etti mültecilik” dedi ve bota atlayıp karşıya geçti. Ben de peşinden geçtim nehri. Nehrin öbür tarafında rejim güçlerine benzeyen askerlerle çatışmaya girdik. Yani çatışma derken, daha çok onlar vurdu, biz de bağırdık tabii. Neticede sopa bu, değdiği yeri kızartıyor. Ne deri kaldı ne kemik.

– Sonra?

– Yakalandıktan sonra ben pasif direnişe geçtim, mesela ayağımı sürüyerek zorluk çıkarttım rejim yandaşlarına. Zaten benim ayaklar pek tutmuyordu, kimse fark etmedi direndiğimi. Rejim askerleri beni aracına aldı ama tiplerine bakınca sanki pek Suriyeli gibi durmuyordu askerler. Bunlar kesin Rus diye geçirdim içimden. Son bir güçle kendimi toplayıp “Geber moskof” diyerek mukavemet gösterdim. Adam dipçiği indirdi kafama, Selanik kurusu gibi serildim yere…

– Çok geçmiş olsun.

– Teşekkür ederim, kimlik kontrolünden sonra beni geri yolladılar Türkiye tarafına. Bu sefer bizim askerlerle ufak bir münakaşamız oldu. “Utanmıyor musun lan Yunanistan’a sıvışmak için göçmenlerin arasına dalmaya?” dedi. Ben o zaman anladım Suriye’de olmadığımı. Meğer otobüs Edirne’ye gidiyormuş. Kefenimi falan da gösterdim ama ikna olmadı asker arkadaşlar, elleriyle kulağımın üst kısmına doğru vurdular. Zaten sınırı geçmeye çalışanların büyük bölümü Konya’dan, Kayseri’den arkadaşlarmış. Muhtemelen onlar da Suriye’ye gitmek için yola çıkıp buralara geldiler. Neyse, gözaltı, sorgulama derken bu sabah beni yolcu ettiler. Ben de madem Edirne’deyiz bari gelmişken bir yaprak ciğeri yiyip öyle geri döneyim diye düşündüm. Aslında hedefimiz künefeydi ama kısmetimizde ciğer varmış. Biz önümüze geleni soracak değiliz. Rabbim bize ne verirse biz sorgusuz sualsiz onu yeriz.

Uyarı: Sitede yer alan yazı, haber, görsel ve diğer tüm içerik kurgudur.

Yorumlar

1 Comment

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.




Loading Facebook Comments ...