Fatih Terim, Tazminatının Zekâtını Rıdvan Dilmen’e Vereceğini Açıkladı

1 Ağustos 2017Kaparoz0

Halkın vergileriyle ödenen tazminat ve maaşlar için Rıdvan Dilmen ve Fatih Terim’in kendi aralarında helalleşmelerinin ardından bugün bir açıklama yapan Fatih Terim, Futbol Federasyonundan alacağı tazminatın zekâtını Rıdvan Dilmen’e vereceğini duyurdu. Dilmen’in asistanı tarafından da doğrulanan açıklama üzerine Rıdvan Dilmen’in toplantı yapmak üzere mali müşavirinin ofisine geçtiği öğrenildi. Rıdvan Dilmen “Terim’in Alacağı Tazminat Helaldir” Şeklinde Fetva Vermişti Dün ilk jest, sabah saatlerinde Rıdvan Dilmen’den gelmişti. Dilmen’in, Fatih Terim’in alacağı tazminatın dinimizce helal kategorisinde olduğunu açıklamasından sonra, Türkiye’de yaşayan Müslümanlar derin bir nefes almıştı. Halkın vergileriyle karşılanacak tazminatın helal harcama olarak değerlendirileceğinin açıklanması, alacaklı Fatih Terim tarafından da memnuniyetle karşılandı. Konu hakkında görüşlerini açıklayan Terim “Din adamlarımızın görüşü çok önemli. Az bir para değil sonuçta. Belki torunlarım bile yiyecek bu parayı. Tazminatımızın helal olmasına ailecek çok sevindik” dedi. Terim’in Alacağı Tazminatın Zekâtı 2 Milyon Lira Tutuyor Rıdvan Dilmen’in jestine dün sözlü olarak yanıt veren Terim’den karşı jest ise bu sabah geldi. Futbol Federasyonundan alacağı tazminatın % 10’lük zekâtını Rıdvan Dilmen’e vereceğini açıklayan Fatih Terim, gazetecilerin “Hocam, ne kadar tutuyor zekâtı?” sorusuna ise “Bilmiyorum” şeklinde yanıt verdi. Kaparoz muhabirinin araştırmalarına göre, Terim’in alacağı tazminatın zekâtı, yaklaşık 2 milyon Türk Lirası tutuyor. Rıdvan Dilmen’in muhasebecisi ve özel imamı ise kendi hesaplamalarına göre zekatın biraz daha yüksek bir rakam çıktığını ancak dini kurallar gereğince dostlar arasında üçün beşin sorun olmayacağını belirttiler. Peki Rıdvan Dilmen’in Alacağı Zekât Helal mi? Fatih Terim’in tazminat sorunu bu şekilde çözülürken Kaparoz muhabirinin “Hocam peki Rıdvan Dilmen’in alacağı zekât helal mi? sorusu üzerine söz alan Fatih Terim “Arkadaşlar Rıdvan Hoca’nın alacağı zekât kesinlikle helal. Bunu buradan tüm kamuoyuna duyurmak istiyorum” dedi. Terim’in açıklamasıyla derin bir nefes alan Dilmen “Fatih Hoca’ya fetvasından ötürü çok teşekkür ederim. İnanın benim içimde bile az da olsa bir şüphe vardı. Fatih Hoca’nın açıklamasıyla şu an bu şüphe giderilmiş oldu. Geriye, paranın tahsilatı ve harcanması kalıyor” dedi.

Milli Takımın Başına Selahattin Aydoğdu Getiriliyor

26 Temmuz 2017Kaparoz0

Futbol Federasyonu, bugün milli takımdaki görevinden istifa eden ünlü teknik direktör Fatih Terim’in koltuğuna, kendisini dövdüğünü açıklayan Selahattin Aydoğdu’nun getirileceğini açıkladı. “Koltuğu Bileğinin Hakkıyla Aldı” Kurum adına açıklamalarda buluna federasyon sözcüsü “Selahattin Hoca uzun zamandır izlediğimiz son derece deneyimli bir kişi. Doğrusu biz kısa vadede böyle bir gelişme beklemiyorduk ancak yaşanan olaylar bizi hiç beklemediğimiz bir karar noktasına getirdi. Selahattin Aydoğdu için, bu koltuğu bileğinin hakkıyla almıştır diyebiliriz. Kamera görüntüleri olsun, geçmiş açıklamaları olsun, bizim kendisiyle ilgili hiçbir tereddüdümüz yok. Sadece futbol konusunda bazı eksiklikleri vardı, onu da yardımcı antrenörlerle tamamlayacağımızı düşünüyoruz.” dedi. Aydoğdu Görevi Kabul Etti Federasyon sözcüsünden sonra söz alan Selahattin Aydoğdu “Öncelikle bu tercihlerinden dolayı federasyonumuza teşekkür etmek istiyorum. Kebapçıda çalışan arkadaşlarımla birlikte teklifi inceledik. Aşçımızdan soğuk mezeciye, valesinden garson arkadaşlara kadar herkesin bu teklife sıcak baktığını söyleyebilirim. Sonuçta biz bir ekibiz. Milli takımdaki görevimde başarılı olmak için göreve kebapçıdaki ekibimle birlikte gelmek istediğimi de söyledim. Arkadaşlar da sağ olsun, olumlu baktılar. Az önce marketten bir futbol topu da aldık, hafif hafif ısınmaya başladık” dedi. Aydoğdu, Fatih Hoca’ya Geçmiş Hizmetlerinden Ötürü Teşekkür Etti Açıklamalarını sürdüren Selahattin Aydoğdu “Artık milli takım için yeni bir dönem başlıyor. Geçmişte yaşanan olumsuzlukların üstüne de bir sünger çekmemiz lazım. Fatih Hocamızın çok ünlü bir sözü vardır. Kendisi ‘I don’t want to see the back, I want to see the front’ derdi. Yani geçmişe takılıp kalmak değil, geleceğe bakmamız lazım. Ben milli takımdaki hizmetlerinden dolayı Fatih Hoca’ya teşekkür etmek istiyorum. Neticede elinden geleni yapmaya çalıştı. Elinden gelen bu kadardı” dedi. Kebapçı Dükkânı da Devam Edecek Milli takımın başına getirilen Selahattin Aydoğdu daha önce teknik direktörlük yapmamasına karşın, baskın sırasında Fatih Terim’e karşı verdiği mücadeleyi kısa sürede kazanınca ismi futbol kulislerinde daha sık geçmeye başlamıştı. Bugün federasyonun resmi teklifine kadar herhangi bir açıklama yapmayan Selahattin Aydoğdu “Bu görevimizi de başaracağımızı düşünüyorum. Milli takımla birlikte Alaçatı’daki kebap işini de devam ettirmek istiyorum. Sonuçta kebapçı dükkânım olmasa buralara gelemezdim. İnsan geldiği yeri bilmeli” dedi.

Alaçatı Olayını Değerlendiren Federasyon’dan Fatih Terim’in Maaşına Zam Kararı

25 Temmuz 2017Kaparoz0

Alaçatı’da ailesine ait işletmeyle komşu kebapçı arasında yaşanan anlaşmazlık üzerine kebapçıyı basan Fatih Terim’in durumunu değerlendiren Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu, hocanın maaşına % 50 oranında zam yapma kararı aldı. Mafya tarihindeki en kısa baskın olarak değerlendirilen on yedi saniyelik mekân basma eylemi üzerine, TFF Yönetim Kurulu, ünlü teknik direktörü bu eyleme iten ekonomik nedenleri mercek altına almak üzere dün Riva’da toplanmıştı. “Hocamız Ek İşlerde Çalışmak Zorunda Kalıyor” Olayla ilgili değerlendirmelerde bulunan Futbol Federasyonundan bir yetkili “Elbette hocamız da milli takımdan aldığı ücretle ailesini geçindirmek ister. Ancak yaşanan olaylara baktığımızda hocanın kebapçı, beach, restaurant gibi çeşitli işletmelerle ilgilenmek durumunda kaldığını görüyoruz. Anladığımız kadarıyla, hocamız milli takımdaki mesaisi biter bitmez ikinci, üçüncü işlerle ilgilenmeye başlıyor. Peki bu adam ne zaman uyku uyuyacak, ne zaman tatile gidecek, nasıl dinlenecek diye düşünüyor muyuz? Bizler TFF Yönetim Kurulu olarak bugünkü toplantımızda, hocamızın maaşına % 50 düzeyinde bir zam yapılmasını kararlaştırdık. Bu şekilde en azından geçim derdinden kurtulup, biraz daha fazla dinlenebilecek.” dedi. “Ayda Üç Yüz Bin Euroyla Çocuk mu Okutsun, Mutfak Masraflarını mı Karşılasın?” Açıklamalarını sürdüren yetkili “Bir insanın geçimini sağlamak için ikinci bir işte çalışması ayıp değil. Kendisi bizden yıllık 3,5 Milyon Euro gibi bir ücret alıyor. Aylığa böldüğünüzde üç yüz bin Euro bile etmiyor. Allah’tan ekonominin batıp da TL’nin değer kaybedeceğini öngörmüş, anlaşmayı yabancı para üzerinden yapmışız. Şimdi ayda üç yüz bin Euro ile çocuk mu okutsun, mutfak masrafını mı karşılasın, yoksa ailesine mi destek olsun Fatih Hoca? Eski parayla bir trilyon iki yüz milyon ediyordu ama paradan altı sıfır atıldı arkadaşlar. Aylık eline geçen para bir milyar iki yüz milyon lira. Bugün bir Ferrari, Etiler’de bir daire kaç para sizin haberiniz var mı?” dedi. “Hocamız Geceleri Kâh Kebapçıda, Kâh Taksilerde Çalışarak Ekmeğini Kazanmaya Çalışıyor” Kaparoz muhabirinin “Fatih Hocanın aldığı ücret neredeyse bin tane asgari ücretlinin maaşına eşit” şeklindeki sözüne yanıt veren yetkili “Yani yaklaşık olarak bin tane asgari ücrete denk geliyor derken hocayı atalım da bin tane asgari ücretli mi getirelim diyorsunuz milli takımın başına. Arkadaşlar bugün tekstil atölyesindeki son ütücüyle, inşaattaki sıvacı bile asgari ücretle çalışmıyor. Ayrıca başında bir kişi varken bakın ne kadar olay çıkıyor, bin kişi olursa varın siz hesap edin curcunayı. Lütfen kendimizi kandırmayalım, koskoca hocayı gönderip de ne idüğü belirsiz bin tane ameleye emanet edemeyiz milli takımımızı. Fatih Hoca bu maaşla kıt kanaat da olsa geçinebiliyor. Çalmadan çırpmadan, hiçbir şeyden şikâyet etmeden, geceleri kâh kebapçıda, kâh taksilerde çalışarak ekmeğini kazanmaya çalışıyor. Lütfen kimsenin ekmeğine de mâni olmayalım.” dedi.

Alaçatı’da Dayak Yiyen Fatih Terim Faturayı Hakemlere Kesti

16 Temmuz 2017Kaparoz0

Alaçatı’da yediği dayak sonrası değerlendirmelerde bulunan Fatih Terim, ekibinin ve kendisinin elinden geleni yaptığını ancak hakemin yanlı tutumu nedeniyle dayağa engel olamadıklarını söyledi. “Hakem Hakkında Konuşmayı Sevmem Ama Hatalar Hep Bizi Buluyor” Karşılaşma sonrasında açıklamalarda bulunan Fatih Terim “Arkadaşlar beni bilirsiniz, ben maç sonrası konuşmalarıma hakem hakkında konuşmayı sevmediğimi söyleyerek başlarım ancak yarım saat boyunca da hakem dışında bir şey konuşmam. Maalesef ben böyleyim. Öncelikle takım arkadaşlarımı tebrik ediyorum, yapılması gereken ne varsa yaptılar ancak hakemlerin art niyetli kararları oyun düzenimizi bozdu. Biz mekâna 4+1 düzeniyle girdik. Önde ben vardım. Taktik gereği ilk hamleyi ben yapacaktım, daha sonra arka dörtlüden gelen destekle sonuca gidecektik ama karşı takım sert savunma yapınca planımız bozuldu. Hakemin de sertliğe göz yumması sonucunda istenmeyen gelişmeler oldu. Artık kasıtlı mı değil mi bilmiyorum ancak hakem hataları hep bizi buluyor. Rakip takımı da kutluyorum, neticede burnumuzu elimize verdiler.” dedi. Terim’den Gözündeki Morluk Hakkında Açıklama: “Everything Is Something Happened” Gözündeki morluğu soran gazeteciye “Everything is something happened” yanıtını veren ünlü teknik direktör “Ben hakemin ısrarla bizim aleyhimize kararlar verdiğini görünce biraz geri çekilmek istedim ama karşı takım hakemin desteğiyle savunmayı daha da sertleştirdi. O anda yeşil sahalara yakışmayan, hiç beklemediğimiz, sert bir müdahale oldu. Kısaca ‘everything is something happened’ diyebilirim. O zaman biz bayağı bildiğin koşmaya başladık. Geri çekilirken arkamızdan gelen rüzgârın avantajını da kullandık, hatta bir ara ben arka dörtlüyü de geçtim. Ben farkına varmadım, çekilirken eve kadar gelmişiz. Eve gelince de artık geri dönmeye üşendik.” dedi. “Siz Dayak Diyebilirsiniz, Ben Asimetrik Fiziksel Müdahale Diyorum” Israrlı sorular karşısında bunalan Terim ‘dayak’ sözcüğünü kullanmayı sevmediğini söyledikten sonra “Arkadaşlar sahada kazanmak da var kaybetmek de. Biz bugün sahada yeni bir şeyin olduğunu da öğrenmiş olduk. Siz buna ‘dayak’ diyebilirsiniz, ben asimetrik fiziksel müdahale diyorum. Misafir umduğunu değil, bulduğunu yermiş. Biz burada başka şey umduk ama bunu bulduk. Ancak bugün itibarıyla bu maçı unuttuk, artık bir sonrakine bakıyoruz.” dedi.

Şile Yolundaki Hafriyat Kamyonları Rallisinin 3.Etabını Nisa İnşaat Takımı Kazandı

4 Nisan 2017Kaparoz0

Trafiğe açık alanda yapılan Şile Yolu Hafriyat Kamyonları rallisinin 3.etabında bir sürpriz olmadı ve ikinci etabı da birincilikle bitiren Nisa İnşaat takımı ipi ilk göğüsleyen takım oldu. Oldukça çekişmeli geçen yarışta yaşanan kazalar yürekleri ağza getirirken Nisa İnşaat Takımının Yöneticisi Hakkı Nisa “Bunlar da işin tuzu biberi” diyerek hurdaya dönen araç sahiplerini teselli etti. Favori Pilot: Ramazan Raysöken Emniyet Müdürlüğü ve Çekmeköy Belediyesi’nin desteğiyle düzenlenen yarışlarda, hafriyat alanından yüklediği malzemeleri Şile Yolu üzerinden en hızlı biçimde varış noktasına ulaştıran Nisa İnşaat Takımının deneyimli pilotu Ramazan Raysöken “Çok heyecanlı bir yarış oldu, özellikle Bulut İnşaat ile son ana kadar çekiştik. Bu etapta biraz fazla risk aldık ancak, kazanmak istiyorsanız risk almalısınız” dedi. Çekmeköy Belediyesi ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nden Adrenalin Dolu Organizasyon Şile Yolunda kamyonlar için normalde 50 km. olan hız sınırı, Hafriyat Rallisi nedeniyle önce 70’e yükseltildi, sonra da hiç uygulanmamaya başlandı. Kamyonlar ortalama 100 km hızla yarışırken, rekabetin arttığı anlarda yer yer 120 – 140 km’lik hızları da görebiliyorlar. Şampiyon pilot Raysöken “Geçenlerde belimde bir ağrı olunca, o günkü etabı yarıda bırakmak durumunda kaldım, pistte 50 km. hızla ilerlerken, trafik polisi beni durdurdu. ‘Abi hayırdır bi sorun mu var, neden gazlamıyorsun?’ diye sordu. Durumu anlattım. ‘Geçmiş olsun, gaz pedalın sonu görsün’ şeklinde dua ettiler. Onlar olmasa, bu yarışlar bu şekilde bugünlere gelemezdi.” dedi. Ölmeyen Vatandaşlar Yarışlardan Memnun Bugüne kadar 16 kişinin öldüğü yarışlara vatandaşlar da büyük ilgi gösteriyor. Haftada yedi gün yirmi dört saat olmak üzere sürekli koşulan yarışların bazı bölümlerine, gösteri amacıyla taksiciler ve sarı dolmuşlar da katılıyor. Görüşlerine ulaştığımız bir sürücü, trafiğe açık alanda yapılan ralliden dolayı Çekmeköy Belediyesi, Trafik Şube Müdürlüğü ve devlet büyüklerine teşekkür ettikten sonra “Ben bu yarışlarda iki komşumu kaybettim ama kanımıza da girdi bir kere. Her sabah işe giderken, akşam da işten dönerken, kamyonların önünden kendimizi kurtarmaya çalışıyoruz. Bu yolda araba sürmeyen bunu anlayamaz, İspanya’daki boğa güreşleri gibi inanılmaz bir heyecan, müthiş bir adrenalin. Ayrıca bu yarışlar başladığından beri aile bağlarımız da güçlendi. Her gün eve gidince birbirimize sarılıp ağlıyoruz. Bugün de hayatta kaldığımız için Allaha şükrediyoruz” dedi. Aşağıdaki videoda Nisa İnşaat Takımından Ramazan Raysöken’in son virajda rakiplerini geçişini izleyebilirsiniz.

Rusya’dan 42 Gol Yiyen Buz Hokeyi Milli Takımı Gollerin Yeniden Sayımını İstedi

14 Şubat 2017Kaparoz0

Dün Erzurum’da yapılan karşılaşmada Rus Federasyonu takımına 42-0 yenilen buz hokeyi milli takımı oyuncuları kamp için otele dönerken milli takım antrenörü sonuca itiraz etmek üzere hakem heyetine başvurdu. Biz Ayakla Tepeceğiz Sanıyorduk, Sopalardan Son Anda Haberimiz Oldu Basın toplantısında konuşan deneyimli antrenör “Maç başlamadan on dakika önce bize sopalar verilerek topa bunlarla vuracağımız söylendi. Biz ayakla tepeceğiz diye biliyorduk ancak maçtan önce gelen bu sürpriz bilgi planlarımızı bozdu. Gene de arkadaşlarımı kutluyorum, kısa sürede bastonlara uyum sağladıklarını söyleyebilirim. Bizim amacımız ilk devre rakibi yorup ikinci devre tuşa gitmekti ancak maç üç devreymiş. Tabii bu durum bizi biraz zorladı. İkinci moladan sonra izleyicilerin ‘Hocam biz neden gol atmıyoruz?’ sorusu gelince planlarımızı yeniden revize etmek zorunda kaldık. Üçüncü devrede tuş hedefinden vazgeçip sopalarla topu karşı taraftaki kutuya atmaya çalıştık ancak rakip oyuncular da sürekli olarak buna engel oldular. Disk midir, pak mıdır her ne haltsa bizim istediğimiz yönde hareket etmedi maalesef. Elimizden geleni yaptık ancak sonuç böyle oldu” dedi. Sonuca İtiraz Ettik Basın açıklamasında farklı sonuçla ilgili açıklamalarda da bulunan milli takım antrenörü “Beklediğimiz sonuç kesinlikle bu değildi ancak salondakilere bol gollü bir maç izlettirdiğimiz için de son derece mutluyum. Elbette biz gollerin karşı kalede olmasını isterdik ancak Allah’ın takdiri bu şekilde tecelli etti. Maçtan sonra golleri tek tek sayarak televizyondan tam dört kere izledim maçı. Sonuç iki kere 43, bir kere 41, bir kere de 12 çıktı. Yani 42 rakamı nereden, nasıl bulundu bunu anlayabilmiş değilim. Sonuca itiraz ederek gollerin yeniden sayılmasını istedik. Yeniden sayım işini iyi organize edebilirsek ben gayet umutluyum. İstediğimiz gibi bir sayım olursa beraberlik veya galibiyet bile çıkabilir” dedi. Putin’in Erdoğan’ı Arayarak Özür Dilemesi Bekleniyor Açıklamalarını sürdüren teknik direktör “Ben bu sonucun iki ülkenin arasındaki dostluğa da hiç yakışmadığını düşünüyorum. Bu kadar hırs yapılmasını doğrusunu isterseniz anlayamıyorum. Az önce Dışişleri Müsteşarımız ile görüştüm. Rusya’ya nota verdiğimizi ve Putin’in Erdoğan’ı arayarak en azından bir özür dilemesini beklediklerini belirttiler. Bu arada Buz Hokeyi Federasyonu Başkanı Halime Hanım da tebrik etmek için aradılar, biz de teşekkür ettik tabii. Şu anda sanırım sonucu tam olarak idrak edebilmiş durumda değil kendisi. Sayın Cumhurbaşkanımızla görüşüp oyuncularımıza 42 tane cumhuriyet altını hediye edilmesini sağlayacağını söyledi. Ben de oyuncularımızın kazancı açısından diğer maçların sonucunu da bekleyip turnuvanın sonunda golleri toptan hediyeleştirmeyi önerdim kendisine” dedi.

Hello Kitty’le Anlaşan Fenerbahçe’den İkinci Bomba: Kinder Surprise Çikolata

7 Eylül 2016Kaparoz0

Henüz Hello Kitty ile yapılan anlaşma gündeme yeni düşmüşken, Fenerbahçe Spor Kulübü tarafından yapılan bir basın açıklamasıyla, kulübün Kinder Surprise Çikolata ile imza aşamasında olduğu belirtildi. Taraftar Endişeli: “Transfer Dönemini Yumurtayla, Bebek Beziyle Geçirdik” Fenerbahçe taraftarları yapılan anlaşmalarla ilgili olarak karşı görüş belirtmese de endişeli olduklarını da saklamıyorlar. Fenerbahçeliler Derneği sözcüsünün Kaparoz’a yaptığı değerlendirmede “Elbette bunlar da olumlu gelişmeler ancak kulübümüzü önceki sezonlara göre farklı bir yaklaşım içinde görüyoruz. Biz taraftar olarak güzel futbol oynayan, iyi mücadele eden ve şampiyonluğu hedeflemiş bir Fenerbahçe istiyoruz ancak şu sıralarda gündeme düşen haberler bizi tatmin etmekten uzak. Transfer dönemini yumurtayla, bebek beziyle geçirdik gibi görünüyor. Oysa bizim yöneticilerden beklentimiz eksik olduğumuz bölgelerde takıma takviye yapılmasıydı” dedi. Kulüp Sözcüsü: “12 Yaş Altı Kupalarına Kilitlendik” Yetişkinlerde bir türlü istediği başarıyı sağlayamayan Fenerbahçe Spor Kulübünün 2016-2017 sezonu için gözünü 12 yaş altı kupalarına diktiğini belirten kulüp sözcüsü “Uzun dönemdir yetişkinlerde başarılı olamıyoruz. Harcadığımız paranın haddi hesabı yok ama hakem oyunlarından tutun da bir dolu antin kuntin işler neticesinde hak ettiğimiz şampiyonluklara ulaşamadık. Bu yıl hedefimizi 12 yaş ve altındaki yarışmalara çevirmeye karar verdik. Yetişkin dediğin adamın sorunu da çok oluyor. Aldığı parayı küçümser, araba versen beğenmez, ev tutsan kusur bulur, maç öncesinde gider zamparalık yapar, her isteğini karşılasan bile çıkıp da sahada adam gibi mücadele etmez. Vallahi çocuklarla uğraşmak bunlardan bin kat iyi. Zaten çocuk kupaları da daha uygun boyutlarda. Büyüklerdeki kupa affedersiniz eşeğin tenasül organı gibi, müzeye koysan her yanı dolduruyor, bir yere götüreyim desen arabaya sığmıyor. Kulüpte kullanım açısından çocuk kupaları hem ebat hem de ağırlık olarak çok daha elverişli, tek elle kaldırıp öbür elinizle de diğer işlerinizi görebiliyorsunuz” dedi. Galatasaray’dan Karşı Atak: “Hacı Efendi Şekerlemeleriyle İlk Temaslar Olumlu” Fenerbahçe’nin çocuklarla ilgili olarak yaptığı anlaşmalar rakiplerin de hareketlenmesine neden oldu. Galatasaray’dan yapılan açıklamada Fenerbahçe’nin çocuklara yönelik hamlesinin takdirle karşılandığı, kendilerinin de bu konuda çok önemli temaslar içinde oldukları belirtildi. Basın sözcüsü “Hacı Efendi Şekerlemeleri’yle tüm noktalarda uzlaştık, iş imzaya kaldı. Sponsorluk anlaşmasıyla birlikte firmadan okunmuş akide şekeri de temin edeceğiz. Kondisyon açığımızı bu şekilde telafi ederek, bu sezon hem büyüklerde hem de küçüklerde şampiyon olmak istiyoruz” dedi.

Türkiye Yeni Spor Dalları İçin Olimpiyat Komitesine Başvurdu

19 Ağustos 2016Kaparoz0

Türkiye, milli sporcularımızın mevcut spor dallarında başarılı olamaması üzerine, olimpiyatlara yeni spor dalları eklenmesi için Olimpiyat Komitesine başvuruda bulundu. Bizim Sporcular Koşamıyor Başvuru hakkında açıklamalarda bulunan Sabri Sancak “Bizim sporcular düz koşu bile yapamıyor. Bakın ‘koş’ diyoruz ‘koşamıyorum’ diyor, arkadaşlar daha ötesi var mı? Koşarak sonuç alamadığı gibi bir de öndekine yetişeceğim diye ilaç içip ülkemizi iyice rezil ediyor. Lan bari onu becer. Her şeyi eline yüzüne bulaştırıyor maalesef bu arkadaşlar. Adam gibi koşamıyorsun bari örnek bir hareket yap değil mi? O da yok. Arkadaşlar dün özel olarak kendim baktım, bizim sporcuların adı “Irkçılık Soruşturması’ ile ‘Doping İncelemesi’ dışında hiçbir yerde geçmiyor. Bir de hassaslar ki, en ufak bir söz söylesen alınıp küsüyorlar. Yanlış anlaşılmasın sadece psikolojik değil fiziksel olarak da çok hassaslar. Bakın dünkü yarışma sırasında yanından hızlı şekilde geçen bir atletin rüzgârından etkilenip hastaneye kaldırılan bir sporcumuz var. Sabah laf olsun diye aradım “Doktor cereyanda kalma dedi’ diyor. Terbiyesize bak. “Azıcık koşsaydın o kadar cereyan oluşmazdı” dedim bende. Maalesef Rio’da bunlarla uğraşıyoruz” dedi. Devşirme Sporcuları da Kendimize Benzettik Devşirme sporcular konusuna da değinen Sancak “Arkadaşlar biz bunları böyle gidip semt pazarından almıyoruz. Çaktırmadan gidip antrenmanlarını, yarışlarını izliyoruz. Tazı gibi koşan, sincap gibi zıplayan kim varsa onları seçip getiriyoruz ülkemize, ancak havasından mıdır, suyundan mıdır neyse artık adamlar bizim formayı giyince yürümeye başlıyor. Kenya’dayken affedersin kıçına kına yakılmış gibi koşarken bizim formayı giyince caddede piyasa yapar gibi artistik hareketler yapmaya başlıyor. Eski videolarını bulup izlettirdik geçen bir tanesine “Bu ben miyim öndeki hızlı koşan?” diyor, kendi bile inanmadı. ‘Lan sen üç kere üst üste dünya şampiyonu oldun’ diyoruz, herif şaka sanıp gülüyor. Maalesef Milli Takıma giren sporcular, hamama girmiş gibi rahatlıyor, pelteleşiyor” dedi. Hepsinin Kondisyonu Bitik Milli sporcular hakkında bilgi vermeyi sürdüren Sancak “Sayın Başbakanımızın talimatı oldu geçenlerde “Ne yapın edin, en az on, on beş tane altın madalya getirin” diye. Biz de topladık bütün olimpiyat kafilesini “Arkadaşlar bu bir emirdir, herkes bir şekilde madalya getirecek” dedik. Ertesi gün Kenyalılar kendi ülkeleri adına yarışırken kazandıkları eski madalyaları toplayıp getirmişler “Bunlar olmaz mı?” diye soruyorlar. O hırsla kendimi kaybedip iki tanesinin kulağına vurmuşum, hatırlamıyorum” dedi. Oyuncuların son durumu hakkında teknik bilgiler de veren Sancak “Yani biz de ne yapacağımızı şaşırdık. Adamın kondisyonu o kadar bitik ki geçen hafta kamptaki antrenman sırasında bir fotoğraf çektirelim dedik, inanın fotoğraf çekimi için iki kilometre koşamadılar. Hocasına soruyorum “Bu adam yarışta beş bin metreyi nasıl koşacak?” diye “Allah bilir” diyor. Bakın daha kötüsünü söyleyeyim, dünya şampiyonu diye 2014 yılında aldığımız adamın son iki yılda kazandığı bir tane bile yarış yok. Evvelki günkü antrenmanda kazanıp da morali yerine gelsin diye kendi aramızda yalandan bir yarış yaptık, Personel Şubeden Kazım Abi birinci, Bakanımızın Şoförü ikinci geldi. Ancak üçüncü olabildi bu hıyar. Sonra da “Şoför gibi ben de sigara içmeseydim, ben daha da hızlı koşardım” diye savunma yapıyor. Türkiye’ye geldikten sonra sigaraya alışmış meğer” dedi. Bizim Başarılı Olmamız İçin Yeni Spor Dalları Lazım Açıklamalarını sürdüren Sancak “Şimdi gerçeği konuşalım, bizim alacağımız madalyaların büyük bölümü halk arasında dayak sporları dediğimiz sporlardan gelecek. Zaten diğer sporlarda yarışan arkadaşlar da aslında bu dallara eğilimli. Bakıyorsunuz kendini futbolcu olarak tanıtan bir sporcumuza, bilek hareketlerinden ziyade el kol hareketleri ve dayılanmalarla ön plana çıkıyor. Biz de kendi potansiyelimizi kullanmak adına Olimpiyat Komitesine bazı önerilerde bulunduk. Mesela bu yılki yarışlarda Gülle Atma yerine Kafa Atma; Çekiç Atma yerine de Çamur Atma dalları olsaydı bugünkü madalya dağılımı çok farklı olabilirdi. Senkronize Yüzme yerine Üç Kişi Bir Kişiye Girme olsun istiyoruz. Atıcılık yerine Çakıcılık dalını öneriyoruz. Artistik Patinaj konusundaysa farklı bir talebimiz oldu. Biz bu dalın Artistlik ve Patinaj olarak ikiye ayrılmasını istiyoruz. Bizim sporcularımız zaten Artistlik yapmasını biliyor ama Jimnastik yapamıyor mesela” dedi.

Atletizmdeki Başarılarımız Milli Takım Kampını Sevince Boğdu

9 Temmuz 2016Kaparoz1

Hollanda’nın başkenti Amsterdam’da devam eden Avrupa Atletizm Şampiyonasında milli atletlerimizin üst üste başarılı sonuçlar alması Kenya’daki kamp merkezinde yarışları izleyen sporcularımızı sevince boğdu. En Kısa Zamanda Türkiye’yi Görmek İstiyoruz Şampiyonanın üçüncü gününde iki altın, iki de gümüş madalya kazanan Türkiye, böylece şu ana kadar 3 altın, 2 gümüş ve 2 bronz madalya kazanmış oldu. Şampiyonaya katılamayan milli sporcularımız, ekran başından izledikleri yarışlar sırasında heyecandan yerlerinde oturamazken yarışların bugünkü bölümünün tamamlanmasının ardından koşarak sokaklara çıktılar. Ellerinde Türk bayraklarıyla çılgınca eğlenen milli atletler, kampın bulunduğu bölgeye ait yerel danslarla Türkiye’ye selam gönderdiler. Kaparoz’un ulaştığı milli atlet Yasmani Copello Escobar “Yarışlarda hedefim altın madalya kazanmaktı. Allah’ın izniyle bunu başarıp, ay yıldızlı bayrağımızı dalgalandırdım. Bugün ülkeme ilk altın madalyamı kazandırdım. Ben ve arkadaşlarım en kısa zamanda Türkiye’ye gelip ülkemizi de görmek istiyoruz, inşallah bir gün vatan toprağına ayak basmak da nasip olur” dedi. Türkün Gücünü Herkes Görecek Kadınlar 10 bin metrede yarışan bir diğer milli sporcumuz Yasemin Can ise başından itibaren önde koştuğu yarışı 31.12.86’lık derecesiyle birinci tamamlayarak altın madalyanın sahibi oldu. Yirmi yaşındaki ay-yıldızlı atlet, bu derecesiyle 23 yaş altı Avrupa rekorunu da 18 saniye geliştirdi. Kaparoz’a açıklamalarda bulunan Yasemin Can “Yarışmalardan önce bizlere devşirme diyenlere bugün en güzel cevabı pistte verdik. Herkes yerini bilecek, Türkün gücünü herkes görecek” dedi. Raki, Siş Kebab, Törkiş Lokum Very Good Kaparoz muhabiri milli takım kampındaki sporculara ulaşmayı başarsa da, sporcularla ayrıntılı bir görüşme yapmak ne yazık ki mümkün olmadı. Milli takım kadrosunda yer alan çevirmenin Swahili, İspanyolca, Ukraynaca bildiği ve milli takım sporcularının aralarında anlaşması için sadece bu diller arasında çeviri yaptığı öğrenildi. Milli takımda Türkçeye ihtiyaç duyulmadığını belirten bir yetkilinin telefonunu sporcularımıza uzatması üzerine milli sporcularımızın “I love Turkey. Raki, Şiş Kebab, Törkiş Lokum very good” diyerek Türkiye sevgilerini dile getirdikleri gözlendi. Türk Bayrağı Yerine Yanlışlıkla Masa Örtüsüyle Poz Veren Milli Atlet Uyarıldı Yarışmanın son bölümünde koşulan erkekler 10 bin metre finalinde ilginc bir olay yaşandı. Milli atletlerimiz Polat Kemboi Arıkan ve Ali Kaya, baştan sona önde koştukları yarışta ilk iki sırayı elde ettiler. Polat Kemboi Arıkan’ın ardından 28.21.42’lik derecesiyle gümüş madalya kazanan Ali Kaya yarış sonunda organizasyon ekibinin masasındaki kırmızı masa örtüsünü Türk bayrağı sanarak sırtına aldı. Antrenörlerin uyarısıyla masa örtüsünü yerine bırakıp Türk bayrağını omuzlarına alan Ali Kaya “Henüz sezonun başındayız ve bazı eksiklerimizin olması son derece normal. İlerleyen yarışlarda inşallah bu türden hatalarımız olmayacak” dedi.

Fatih Terim’den Eleştirilere Sert Yanıt: Mimiğimin Tanesi 450 Euro Değerinde

18 Haziran 2016Kaparoz2

Milli Takımın yenilgisinden sonra eleştirilerin hedefi haline gelen Fatih Terim, kendisinin kolay vazgeçen yapıda birisi olmadığını ve şu an için görevi bırakmayı düşünmediğini söyledi. Hanginiz 3,5 Milyon Euro Maaşı Bırakır? Hakkındaki eleştirilere basın toplantısı ile yanıt veren milli takımlar direktörü Fatih Terim “Buradan beni istifaya çağıran vatandaşlara sesleniyorum. Lütfen biraz mantıklı olun, hanginiz 3,5 Milyon Euro’luk maaşınızı bırakıp istifa edersiniz. Twitter’da baktım herkes ‘maaşı çok fazla istifa etsin’ diye yazmış. Yahu siz maaşınız çok diye istifa mı ediyorsunuz, deli miyim ben gül gibi işimi bırakayım. Bakın 2000 yılında UEFA kupasını aldım, on beş yıldır da bu kupanın ekmeğini yiyorum ama bunun da bir sonu var. Nankör bir meslek diyemem ama bir kupayla da elli yıl idare edemezsiniz. Artık 63 yaşına geldim, bundan sonra iş bulacağımın da garantisi yok. Kahveye mi gideyim bu yaştan sonra, soğan mı yetiştireyim bahçemde? Emekli maaşları ne kadar, Nişantaşı’nda bir çay kaç lira biliyor musunuz siz?” dedi. Kapı Gibi Sözleşmem Var “Bakın, kapı gibi sözleşmem var” diyerek sözleşmesini de gösteren Fatih Terim “Arkadaşlar iyi kötü, yılda 3,5 milyon Euro geçiyor elime. Tatil günlerini dahil etseniz bile günde 10.000.-Euro ediyor. Ortalama 10 saat çalışsam saatim 1.000.-Euro arkadaşlar, boru değil. Benim yarım saatte kazandığım parayı bir ayda kıçını yırtsa kazanamayacak insanlar gelmiş burada benim istifa etmemi istiyor. Bak size hazırladığım şu cevap benim iki saatimi aldı. Bir saat de basın toplantısı deseniz bu adamlar yüzünden neredeyse 3 bin Euro gitti hazineden. Yani sizin taraftan bakınca ‘gitti’ olarak görünüyor ama ben ‘geldi’ olarak düşünüyorum bunu. Yazık değil mi bu ülkenin parasına” dedi. Bu Parayı Yetime Verseniz Dünyası Şaşar Açıklamalarını sürdüren ünlü hoca “Geçenlerde birisi ‘bu kadar parayla bilmem kaç tane yetimin hayatı kurtulur’ diye yazmış. Arkadaşlar siz deli misiniz? Yetime bu kadar para verilir mi? Yetime ‘senin baban yok onun için biz sana bu parayı veriyoruz’ desen, bir maaş daha almak için ilk iş gidip annesini de keser. Beyler, bunlar küçük paralar değil, insanı insanlıktan çıkarır. Öyle işkembeyi kübradan sallamakla olmaz bu işler” dedi. Benim Mimiğimin Bir Tanesi 450 Euro Değerinde Televizyondaki spor programlarına da değinen milli takım teknik direktörü “Geçen hafta baktım televizyonda birisi bana veriştirip duruyor. En son ‘kaç paralık adamlara kaldı milli takımımız?’ diye sorunca dayanamadım bağlandım bunların programa. Yıllık 3,5 milyon Euro’luk adamım ben, peki sen kaç paralık adamsın diye sordum. İşte babasının köy eviymiş, kayın pederin Giresun’daki arsasıymış, hepsini topladı, yüz elli bin lira çıkarttı. Yüz elli bin liralık adam kalkmış, oradan benim dudak hareketlerime laf ediyor. Arkadaşlara hesaplattırdım, maç sırasındaki benim eleştirilen mimiklerimin bir tanesi 450 Euro’ya denk geliyormuş. Sen iki saat televizyonda artistlik yapıyorsun ama benim bir saniyelik mimiğim kadar para etmiyorsun. Arkadaşlar bakın, bu paralar tüm halkımızın cebinden çıkıyor. Yani bu mimikler artık benim değil, halkın malı olmuş, bunlara laf etmek değil sahip çıkmak lazım” dedi. Koymalı, Geçirmeli Sorulara Hiç Gerek Yok Bir gazetecinin sorusu üzerine “Şikâyet etmek için söylemiyorum ama gerçekleri de görelim. Ben kazansam da kaybetsem de 3,5 milyon Eurom garanti. Maçı kazanırsak ufak bir artış daha oluyor ama kaybedince azalma yok. Yani sözleşmeye göre öyle kendimi paralamamı gerektirecek bir durumum yok” diyen Fatih Terim “Milli takımın Çek maçında nasıl bir futbol ortaya koymasını bekliyorsunuz?” ve “Takımın morali nasıl, kampta futbolcularımız nasıl zaman geçiriyorlar?” şeklindeki sorular üzerine sinirlenerek “Hassas bir dönemden geçiyoruz ve inşallah en kısa süre içinde toparlanacağız. Böyle koymalı, geçirmeli sorulara hiç gerek yok.” diyerek, eliyle basın toplantısının bittiğini belirten bir işaret yaptıktan sonra kızgın bir şekilde toplantı salonunu terk etti.

Cimnastik Şampiyonasında Şok: Paralelde Birinci Olan K.C. Tutuklanarak Cezaevine Koyuldu

28 Ocak 2016Kaparoz0

Spor Bakanlığı Müsteşarı Fatma Yandal, Türkiye Cimnastik Şampiyonasında paralelde ve asimetrik paralelde birinci olarak şampiyonluğu alan K.C.’nin tutuklanarak cezaevine konulduğunu bildirdi. Yarışmalardaki performansıyla göz dolduran K.C. ise tutuklanmayı ilk önce mizansen zannetti ve bileğinde kelepçeyle tribünleri selamladı ancak kapıdaki jandarma aracını görünce işin ciddiyetini anlayarak hocasından yardım istedi. Uzun Süredir Takip Ediliyordu Müsteşar Yandal “Bu sporcumuzu uzun zamandır izliyoruz. Kendisi ailesinin yönlendirmesiyle altı yaşında spora başlamış. K.C. her ne hikmetse doğrudan paralel barda başlıyor cimnastiğe. Kendisi on altı yaşında ilk kez Türkiye şampiyonu olduğunda incelettik, devlet olarak bir kuruş yardımda bulunmamışız. Durum böyle olunca, bu başarının arkasında kim var sorusu geliyor tabii ki akla. Kendisi paralel yapının desteğiyle -ki fotoğraflarda bu yapı zaten görülebiliyor- bütün basamakları teker teker çıkmış. Önce üçüncülük, sonra ikincilik derken üç yıldır da kendi ellerimizle altın madalya vermişiz bu kişiye. Tabii aslında biz farkındaydık ancak hocalarının ve ailesinin bilgisi yoktu. İşin doğrusu biz K.C.’nin on sekiz yaşına gelmesini bekliyorduk. Şampiyonanın K.C.’nin doğum gününe gelmesi de hem kendisi hem de ailesi adına hoş bir sürpriz oldu. Birincilik kürsüsünden iner inmez, kıskıvrak yakalayıp adalete teslim ettik kendisini” dedi. Savcı Kararlı, Aile Şaşkın Kaparoz muhabirinin sorusu üzerine savcının iddianamesini hazırladığını söyleyen Fatma Yandal terör örgütüne üye olmak ve organizasyonlarda paralel yapı üzerinde dans etmek suretiyle örgüte para ve taraftar toplamakla suçlanan K.C. için on beş yıldan az olmamak kaydıyla hapis cezası isteneceğini bildirdi. K.C.’nin ailesiyse oğullarının terörist olduğuna inanamadı. Baba Y.C. “Bu çocuk on yıldır günde sekiz saat idman yapıyor, sekiz saat okula gidiyor, sekiz saat de uyku uyuyor. Yirmi dört saatin içinde beş dakikalık bile boş zamanı yok, yani nasıl olup da terörist bir yapıya bulaştı, inanın biz de anlamadık, çok şaşkınız” dedi. Terörle Mücadele Kapsamında Spor Salonlarındaki Tüm Paralel Barlar Kaldırılıyor Spor Bakanlığı Müsteşarı tarafından yapılan açıklamada ayrıca FETÖ – Uluslararası Fethullah Terör Örgütü ile mücadele kapsamında resmi ve özel okulların cimnastik salonlarında bulunan paralel barların toplatılarak Vatan Caddesindeki Emniyet Müdürlüğünün deposuna kaldırıldığı da bildirildi. Fatma Yandal tarafından yapılan basın açıklamasında şu ana kadar asimetrik ve paralel bar olmak üzere toplam dokuz yüz elli adet örgütsel malzeme ve çeşitli dokümanın toplatılarak emniyet müdürlüğü binasına getirildiği, kısa zaman içinde toplanan tüm örgütsel doküman, malzeme ve mühimmatın imha edilerek kullanılamaz hale getirileceği bildirildi. Paralel Barın Yarışmalardan Çıkartılması İçin Olimpiyat Komitesine Başvurduk Yandal “Tabii bu işin Türkiye tarafı. Karşımızda uluslararası bir terör örgütü olduğunu unutmayalım. İşin asıl, Türkiye dışındaki organizasyonlar tarafı var. Şu anda dünya şampiyonalarında yarışan iki yüz kırk dokuz sporcu için kırmızı bülten çıkartmış durumdayız. Diğer yandan dört yüz elli beş sayfalık kapsamlı bir dosyayla, paralel barların yarışmalardan çıkartılması için olimpiyat komitesine başvuruda bulunduk. Dosya gerçekten çok kapsamlı, içinde Ömer Seyfettin’in bir öykü kitabı bile var. Her gün yeni ihbarlar da geliyor. Biz bunun uzun süreli bir mücadele olduğunun farkındayız, olimpiyatlardan, okulların spor salonlarına kadar sızmış bir terörist yapıdan söz ediyoruz, hem en üst hem de en alt düzeyde çok profesyonelce örgütlenmişler” dedi.

Gençlerbirliği İmzasını Beğenmediği Hocayı İmza Töreninden Sonra Kovdu

30 Aralık 2015Kaparoz0

Gençlerbirliği Spor Kulübü, futbol takımını çalıştırmak üzere el sıkıştığı Macar Teknik Direktör Andris Fabo’yla imza töreninden sonra yollarını ayırdı. Törenden Sonra El Sıkışıp Medenice Yollarımızı Ayırdık Kaparoz muhabirinin ulaştığı İlhan Cavcav kulüp açısından istenmeyen bir durum yaşandığını belirttikten sonra “Bu hocayı Macaristan ikinci liginden bizzat ben buldum. Genç, iyi niyetli birisi gibiydi. İlk gördüğümde takıma iyi futbol oynatacak potansiyele sahip olduğunu düşünmüştüm ancak yanılmışım. İmza töreninden sonra hocayı bir kenara çektim ve yol yakınken bu işi bitirmenin daha doğru olacağını anlattım. Kendisi en başta espri yaptığımızı sandı ama ciddi olduğumuzu görünce anlayışla karşıladı. El sıkışıp yollarımızı ayırdık” dedi. İmzası Kayığa Benziyordu Bu kararı almadan önce çok düşündüğünü söyleyen Cavcav “Kendisinden çok umutluyduk ancak imza töreninde işler tersine döndü. Her şeyi bir kenara bırakın, yahu koskoca teknik direktörün öyle ilkokul çocuğu gibi imzası mı olur? Yarın bir taraftarımız imzalı forma istese ne yapacağız, ‘Teknik direktörümüzün imzası kayığa benziyor, masörümüz imzalasa olur mu?’ diye mi soracağız? Gençlerbirliği köklü bir kulüp ve elbette bizim de yöneticiler olarak sorumluluklarımız var. Ben imza töreninin daha başında, biraz dikkatli olması yönünde hocamızı uyardım. Kendisine yeterli düzeyde sabır ve hoşgörü gösterdiğimizi düşünüyorum ancak maalesef hocamız kendisine tanıdığımız bu toleransı iyi değerlendiremedi” dedi. Tören Sırasında Yavşak Yavşak Hareketler Yaptı Kaparoz muhabirinin “Tek neden bu muydu?” sorusuna sinirlenen Cavcav “Elbette tek neden bu değil, on yedi dakikalık imza töreni sırasında pek çok noktada görüş ayrılıkları oluştu. Basın toplantısını yeniden izlerseniz sizler de göreceksiniz, saçma sapan bakışlar, sağa sola kaşkol sallamalar, böyle yavşak yavşak hareketler. Biz bunları sineye çekip görmezden de gelebilirdik ama emin olun o zaman da ertesi gün gelip tepemize sıçardı. Bakın daha sezonun başındayız ama on sekiz farklı arkadaşla çalışma fırsatı yakaladık. Aynı gün içinde iki sözleşme yapıp ikisini de feshettiğimiz durumlar var. Yani bir teknik direktörün en ufak bir hareketinde ne mal olduğunu anlayacak kadar tecrübeye sahibiz” dedi. Gençlerbirliği Sahipsiz Kalmaz Bundan sonrası için hemen araştırmalara başladığını söyleyen Cavcav “Şu anda iki arkadaşımızla prensip olarak anlaşmaya vardık. Tabii birbirlerinden haberi yok bu arkadaşların. Bu sefer uzun vadeli olsun istiyoruz, yani bu ayın sonunu bu arkadaşlarla çıkarırız diye tahmin ediyorum ancak biraz da nasip kısmet işi bunlar. Üç gün diyorsunuz, bir gün oluyor, bir gün diyorsunuz hiç olmuyor ama taraftarımız endişelenmesin, takım sahipsiz kalmaz, en kötü ben varım” dedi.

Gebze’li Futbolseverlerden Moskova Dans Okuluna Çağrı: Bu İşi Aramızda Çözelim

30 Kasım 2015Kaparoz0

Merkezi Gebze’de bulunan Futbolseverler Derneği Yönetimi, Moskova Dans Okuluna bir çağrı yaparak yaşanan sorunları birlikte ele almayı teklif etti. Siyasetin Tıkandığı Noktadayız Futbolseverler Derneği Başkanı Oktay Kuru yaptığı açıklamada “Siyasetin tıkandığı noktadayız. Gün geçmiyor ki Türkiye-Rusya ilişkilerini daha da kötü hale getirecek bir adım atılmasın. Rusya bizim en eski, kadim dostumuz, tarihte Baltacı Mehmet Paşa’yla Katerina’ya kadar uzanan bir kardeşlik geleneğine sahibiz. Putin de Erdoğan da kusura bakmasın, biz Gebze’li futbolseverler olarak, bu dostluğu bir kenara atmaya kesinlikle razı değiliz.” dedi. Svetlana ve Arkadaşlarının Fotoğrafı Her Şeyi Değiştirdi Bir gazetecinin olayın başlangıcındaki uçak düşürme konusuyla ilgili sorusu üzerine “Ben Fanatik ve AMK Spor gazetesi okuyup sadece Flash TV seyrettiğim için olayları ancak iki gün sonra internetten öğrendim” diyen Kuru “Bir de baktım ki uçak düşmüş, kılıçlar çekilmiş, neredeyse savaşın eşiğine gelmişiz. Siyasiler ise olayları yatıştırmak yerine gerilimi artıracak açıklamalar yapmayı yeğliyorlar. Biz de Gebze Futbolseverler Derneği olarak hemen yönetim kurulunu toplayıp bu konuda atabileceğimiz adımları konuşmaya başladık. Bir arkadaşımız geçen yıl Alanya’da tanıştığı bir arkadaşından söz etti sonra da bize Svetlana’nın okulunda çekilmiş toplu bir arkadaş fotoğrafını gösterdi. O anda yönetim kurulunu görmeliydiniz, herkes barış tutkusuyla yanıp tutuşmuş gibiydi. Fotoğraf yirmi parçaya ayrıldı. Ben size o kadarını söyleyeyim.” dedi. Siyaset Savaş Diyorsa, Biz Sporseverler de Barış Diyeceğiz Oktay Kuru “Siyasetin yapamadığını inşallah sporla yapacağız. Dün Bayram arkadaşımız Svetlana’ya whatsapp’tan bir mesaj attı, üç dakika önce sordum, henüz bir yanıt gelmemiş. Eğer karşı taraftan da olumlu bir yanıt gelirse, 530 kişilik bir ekiple Moskova Dans Okulunu ziyaret edip, gerekirse özür dileyeceğiz. Ülke ilişkilerindeki gerilimi azaltmak üzere hem futbolu hem de dansı içine alacak toplu etkinlikler düzenlemek istiyoruz. Gebze Futbol Okulu ile Moskova Dans Okulu’nu kardeş okul yapma konusunda da bir öneri oldu. Gebze’liler şu anda büyük bir heyecan ve beklenti içinde.” dedi. Açıklamasının ardından “Bayram bi haber var mı lan, baksana bi telefonuna” şeklinde arkadaşlarına dönen Oktay Kuru’ya bir not kağıdı ulaştırıldı. Muhabirimizin öğrendiğine göre “Svetlana whatsapp’ta Bayram’ı engellemiş” yazan notu okuyan Oktay Kuru’nun üzüntüsü ve yaşadığı şok yüzüne de yansıdı. “Önemli bir şey yok arkadaşlar, Rusya Türkiye’den kuru incir ithalatına ilişkin bir düzenleme imzalamış da onu şey etti arkadaşlar. Ben izninizi istiyorum.” diyerek salondan ayrıldı.

Futbol, Basketbol, Sponsorluk

10 Eylül 2015Burak Kaya0

Lisedeyken sık sık futbol ve basketbol maçlarına gider, radyo veya televizyonda, hele ki tuttuğum takımınkine rastlamışsam, maçları izlemeden yapamazdım. Sonradan futboldan soğudum, basket maçlarına gitmez, televizyon hiç izlemez oldum. Geçenlerde, bir spor programını izlemek zorunda kalınca, futbola da basketbola da çok uzak kaldığımı fark ettim, çünkü anlatılanlardan hiçbir şey anlayamadım. Gene de aklımda kalanları harmanlayıp, size bir çorba sunayım: Daha önce Turkcell Süper Ligde top koşturup, sonradan Spor Toto İkinci Ligde antrenörlük yapan Nissan Hasan “Eskiden çok sayıda yetenekli genç vardı ama artık o kadar yeni futbolcu yetişmiyor Nissan” dedi. Nike Halı Saha Ligi ve Coca-Cola Gelişim Ligini de yakından izlediğini söyleyen Hasan, “Ben Vestel Manisa’da oynarken takımın yaş ortalaması on dokuzdu. Nissan. Şimdi arttı. Oyuncular yaşlanıyor, seyirci azalıyor, televizyon gelirleriyse en düşük düzeyde. Takımın adını sattığımız gibi biz bu yıl yeni bir uygulamayla kendi adlarımızı da satmaya başladık. Mesela ben Nissan’la bir anlaşma yaptım, her röportajımda on kere Nissan demezsem param kesiliyor. Ama bu iş böyle nereye kadar gider bilemem. Yenilik ve heyecan için Nissan.” dedi. Basketbolda ise Fenerbahçe Ülker ile Torku Konyaspor arasındaki ezeli rekabet bu yıl da izlenmeye değer olacak. Geçen yıl Ülker Arena’daki ilk maçı Fenerbahçe kazanmış ancak baş hakem Danone Süleyman ile yardımcısı Tikveşli Rıza’nın Pınar Karşıyaka’dan transfer olan oyun kurucuya gereksiz fauller çalması yoğurt piyasasında ciddi sorunlara neden olmuştu. Galatasaray Liv Hospital ile Trabzonspor Medical Park maçında kavgaya tutuşan taraftarlarsa stetoskop ve şırıngalarla birbirine saldırmıştı. Olayı yorumlayan Beşiktaş’lı uzmanlar “Galatasaray Cafe Crown’ken iyidi ama Medical Park olunca biraz zayıfladı. Biz Cafe Crown olarak da yendik GS’yi ama tabii biz de o zaman Milangaz Beşiktaş’tık.” dedi. Banvit takımına sponsor olan Keskinoğlu Piliç’in formalara “Keskinoğlu, daha taze” yazdırması ise tavuk üreticilerinde huzursuzluğa neden olmuştu. Bu yılki ligleri değerlendiren spor bakanımız “Samsung Bakanlar Kurulu olarak spora yeni bir soluk getirecek yepyeni bir sponsorluk yasası hazırlattık. Artık kulüplerimiz sadece adlarını değil, eski kupalarını, komple taraftarını, hatta cibiliyetlerini bile satabilecekler. Yasa olduğu gibi çıkarsa, bir futbolcu sağ ayağını bir firmaya, sol ayağını başka bir firmaya kiralayabilecek. Parası olan kişiler, statların, futbolcuların hatta kulüp başkanlarının isim hakkını bile alabilecekler. Devletin tekelci spor anlayışını özel sektörün gücüyle aşacağız. Tabii alınacak futbolcusundan, yapılacak yatırımına kadar sponsor şirketlerin söz hakkı olacak. Bu işbirliği içinde, mesela bu yıl ligi tümüyle bir sigara firmasına sattık diyelim, önümüzdeki yıl sahada fosur fosur sigara içen futbolcular görebileceksiniz. Duvarları yıkıyor, engelleri aşıyoruz. Bu yıl ligleri Samsung’un süper performanslı LED TV’lerinden izleyin. Farkı siz de göreceksiniz.” dedi. Yeni dünya düzeni hepimize hayırlı olsun.