Annesi, Kemal Bu Sefer Seçimlerde Kazanacakmış

– Öyle mi? Aferin o zaman Kemal’e.

Bizi mi kandırıyorsunuz, kendinizi mi kandırıyorsunuz, çocuk mu kandırıyorsunuz oğlum? Kemal seçimleri kazanamaz ki. Şu ülkede bir, iki yıl geçirmiş herkes biliyor ki Kemal’in seçimlerle ilişkisi bu yönde değil. Kemal ancak seçimleri kaybedebiliyor.

Kemal, AKP’ye karşı bugüne kadar “kazanacağım” dediği her seçimi kaybetti. Kendi beyanlarına göre bu seçimlerin bir bölümünü gerçekten kaybetti. Ancak son seçimi sandıkta kazandığı halde, masa başında kaybetti Kemal. Öyle diyor.

Yani Kemal kaybettiği seçimlerin yanı sıra kazandığı seçimleri de kaybedebiliyor. Kemal kazandığı seçimi kaybedince, “Ben niye kazandığım seçimi kaybediyorum lan?” diye de sormuyor. Sadece yeni bir seçim için hazırlanabiliyor Kemal, eski seçimi unutuyor hemen, önündeki maçlara bakmaya başlıyor. Eski seçimdeki hakkını arayamıyor Kemal. ‘Bu sefer kazanacağız” dediği her seçimi kaybetti ama hâlâ ısrarla kazanacağız diyor. Daha hiç balkon konuşması yapamadı Kemal. Partide toplantı salonu, balo salonu, tuvalet, kafeterya her şey var. Ama parti binasının bir balkonu yok. O yönde bir ihtiyaç oluşmamışsa demek.

Çok da hakkını yemeyelim. Türkiye genelinde kaybetse de bazı il ve ilçelerde belediyeyi kazandığı oldu Kemal’in. Ama onları da aldılar bunun elinden. Beşiktaş’ta, Ataşehir’de kazandığı belediyeler giderken kuzu gibi seyretti Kemal, direnemedi. CHP’nin Beşiktaş Belediye Başkanı, belediyeyi elinden almasınlar diye elinde bayrakla “Reeecep Tayyip Erdoğaaan” diye tezahürat yaptı ama gene de yemedi. Sonuç olarak gene kaybetti Kemal. “Verin lan belediyemi geri” diyemedi. Mahalleli de başkanlarına sahip çıkmadı çünkü başkanlar yolsuzluklarla anılır hale gelmişti.

Lafı uzatmayalım %70 oy aldığı ilçede bile belediyeyi kaybetti Kemal. Peki Kemal kaybettiği halde neden görevinin başında? Çünkü, seçimi kaybetse de mayışları düzenli olarak yatıyor Kemal’in. Enflasyon oranında zam da yapıyorlar.

Kemal dahil herkes biliyor ki önümüzdeki seçimleri de kaybedecek Kemal. Ama “Oylara filanca oldu”, “Seçim günü falanca oldu” deyip suçu başka yere atacak. “Vatandaşın oyuna sahip çıkamıyorsan, sen ne yüzle bizden oy istiyorsun?” diye sormayacak kimse. Bir sonraki seçim için umut dağıtmaya devam edecek Kemal. “Hiç merak etmeyin” diyecek, “bir sonraki seçim farklı olacak”.

Ben hırsız olsam ve mahalledeki ev sakinlerine bir mesaj vermek istesem “Arkadaşlar her taraf çok güvenli, gönül rahatlığıyla çıkın evinizden, geceleri bol bol dolaşın” derim uyandırmamak için ahaliyi. Kemal’in yeni seçtiği İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu da diyor ki “İstanbul’u en az beş puan farkla alacağız.” Bir dayanağı var mı Canan Ablanın? Yoh. Ama o da aynı Kemal gibi hissedebiliyor. İstanbul’dakiler artık rahatlar. Kolay mı lan koskoca İl Başkanı diyor ki seçim cepte, 5 puan da fark var.

Lan oğlum siz kimsiniz de güvence veriyorsunuz halka? Bugüne kadar hangi seçimde kazanacağız deyip de kazandınız siz? Bugüne kadar verdiğiniz hangi güvence gerçekleşti? Sizin işiniz ahkâm kesmek mi, oran vermek mi?

Ben seçim sonuçlarıyla ilgili hiçbir şey bilmiyorsam da en azından Maltepe Belediyesi’nin Kültür Merkezinde Abdüllatif Şener’le panel düzenleyerek hiçbir halt olmayacağını biliyorum. Çıksanıza bir an önce sokaklara, ev ev gezsenize lan. Sokaklarda AKP’liler sizin önünüzü kesecek, siz de dişinizle tırnağınızla mücadele ederek bu engelleri geçeceksiniz. Sokaklara girişiniz engellenecek, adamlarınız dövülecek, belki sizin çocukların gözlerini çıkaracaklar, ağızlarını burunlarını kıracaklar, tehdit edecekler. Ama siz ertesi gün gene gideceksiniz. Böyle mücadele etmeden seçim kazanılır mı lan? Var mı sokak sokak gezecek kadronuz, var mı içeride AKP’lilerin olduğunu bildiğiniz evlerin kapısını çalacak yüreğiniz? Ne gezer…

“Böyle giderse seçimi kaybedeceğiz”, “Harekete geçmezsek yok olup gideceğiz” deseniz en azından durumun farkındalar diye bir umut besleyeceğim ama yok işte. İnsanlara gerçekleri söyleyip harekete geçirmek dururken, siz “seçimleri alıyoruz” diye yalan söyleyip milletin rehavete kapılmasına neden oluyorsunuz.

“Biz kazanıyoruz” dedikten sonra seçimleri kaybediyorsanız, bu hareket tarzı birinci seferde acemilik, ikincisinde salaklık, üç ve sonrasında ise onursuzluk anlamına gelir. Çünkü onurlu insanlar kaybettikleri seçimlerden sonra koltuklarını bırakıp giderler.

Burak Kaya hakkında
Müzisyen, yazar.

Yorumlar

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.




Loading Facebook Comments ...