Adam Öldürmenin Maliyeti ve Ford Pinto Davası

İşletmelerin ana hedefi kâr elde etmek ancak bize gösterdikleri yüzleri biraz farklı. Bize görünen yüze baktığınızda hepimize güvenlik, sağlık, neşe, para getirmek için didinip durduklarını düşünebilirsiniz. Peki bu doğru mu, sağlığımız, canımız, çocuklarımız gerçekten de büyük markaların patronlarına emanet edilebilir mi? Şimdilik sorumuz burada dursun ve 70’li yıllara gidelim.

1972 yılında Lilly Gray’in kullandığı Ford Pinto marka otomobil Kaliforniya otobanının orta şeridinde durunca, arkadan gelen başka bir araba yaklaşık 80 km/saat hızla Gray’in aracına çarptı. Sürücü koltuğundaki Lilly Gray, ölüm raporuna göre tüm bedenindeki yanıklar ve kalp yetmezliği nedeniyle kazadan hemen sonra yaşamını yitirdi. Arka koltukta oturan 13 yaşındaki Richard Grimshaw ise yaşamına yanıklardan kaynaklanan pek çok kalıcı hasar ve sakatlıklarla devam etmek zorunda kaldı.

Kazaya ilişkin bilirkişi raporunda Ford Pinto’nun benzin deposunun kazanın etkisiyle öne doğru gittiği, bir vida veya bağlantı elemanı ile delindiği ve buradan boşalan yakıtın muhtemelen arka teker yuvası ile taban bölmesinin arasındaki boşluktan sızarak yolcu bölümüne ulaştığı belirtiliyordu.

Pinto modeli o zaman Ford’da Başkan Yardımcısı olan Lee Iococca’nın ucuz ve çok satan bir araç üretme projesinin ürünüydü. Yapılan inceleme sonucunda Pinto’nun tasarımında benzin deposunun diğer araçlardaki yerinden daha farklı olduğu (dingilin arkasında değil üstünde), deponun güvenlik boşluğu mesafesinin diğer araçlardakinden daha az olduğu ve aracın arka tamponunun diğer araçlardan daha zayıf olduğunu belirlendi.

O yıllarındaki çarpışma testlerinde de belli bir hızdaki çarpmalarda benzin deposunda büyük bir ezilme olmaması gerek şartlardan birisiydi. Testlerdeki çarpışma hızı 1972 yılında 32 km/saatken 1973 yılında %50 oranında artırılarak 48 km/saate yükseltilmişti. Pinto bu iki testte de başarısız oldu ve çarpma testlerinde en azından bir aracın benzin deposu delinerek yakıtın sürücü ve yolcuların olduğu kabine sızdığı belirlendi.

Ford mühendisleri bu sorunu ortadan kaldırmak için bir çalışma başlattılar. Araçtaki güvenlik açığı bazı değişikliklerle giderilebilecek boyuttaydı. Bu alternatiflerden bazıları ve araç başına maliyetleri şöyleydi:

  • Yakıt deposuna eklenerek çarpışma sırasındaki etkiyi azaltacak şok önleyici: 4$
  • Depoyu bir başka deponun içine alıp, arka dingilin arkasına taşımak: 5,08 – 5,79$
  • Tankın içini naylonla kaplamak: 5,25$ – 8$
  • Yakıt deposunu dingilin arkasına taşıyarak, koruyucu bariyer eklemek: 9.95$
  • Arka tamponu güçlendirmek: 2,60$
  • Diferansiyel kutusuyla yakıt deposu arasına koruyucu katman eklemek: 2,35$
  • Depo çevresindeki güvenlik boşluğu mesafesini artırmak: 6,40$

1973 yılında Ford mühendisleri Kazalarda Yakıt Deposu Sızıntısıyla Oluşan Yangınlara Bağlı Ölümler adında bir fayda maliyet analiz raporu hazırladılar. Bu rapor sadece Pinto modeli için değildi ancak en büyük sorunun bu modelde olduğu biliniyordu. Toplam 12,5 milyon araçta yapılacak 11$ maliyetli bir iyileştirme ile ölüm riski ciddi biçimde azaltılabiliyordu. Bu işlemin Ford’a toplam maliyeti 137 milyon dolardı.

1972 yılında NHTSA’nın verilerine göre bir kişinin ölmesinin Ford’a getireceği maliyet ise 200 bin dolardı. Sigortasından mahkemeye, cenaze masrafından hastane giderine kadar her şey de hesaplanmıştı üstelik. Ölüm durumunda 200 bin, yaralanmada 67 bin, yanan araçlar içinse 700 dolarlık bir maliyet çıkıyordu.

İstatistikleri ve maliyetleri hesaplayan finans uzmanlarının çıkarttıkları sonuç şöyleydi:

Programın Uygulanması Durumunda Elde Edilecek Kazanç: 49,5 Milyon Dolar
Rakamlar: 180 yanarak ölüm, 180 ciddi yaralanma, 2,100 yanmış araç
Birim Maliyet: 200 Bin $ – Ölüm Başına; 67 Bin $ – Yaralanma Başına; 700$ – Araç Başına
Toplam Kazanç: (180 X 200,000$) + (180 X 67,000$) + (2,100 X $700) = 49.500.00 $

Programın Uygulanması Nedeniyle Oluşacak Ek Maliyet: 137,5 Milyon Dolar
Rakamlar: 11 Milyon Araba, 1,5 Milyon Hafif Kamyon
Birim Maliyet: 11 $ Araç Başı – 11 $ Kamyon Başı
Toplam Kazanç: 12.500.000 x 11 $ = 137.500.000 $

Ford üst yönetimi kendilerine iletilen bu raporu incelediklerinde 180 kişinin yanarak ölmesinin, araç başına 11$’lık bir ek maliyet almaktan daha ucuza geldiğini gördü ve araçlarda herhangi bir iyileştirme yapmadı. Oysa 5$’lık bir değişim bile daha sonraki pek çok kazada insanların ölmesini engelleyebilirdi.

Grimshaw – Ford Davası nedeniyle yukarıdaki verilerin yer aldığı Pinto yazışma ve raporları ortaya çıktı. Bu tartışmalar otomotiv endüstrisinin iç yüzünü görmek isteyenler için gerçeğin aynası gibiydi. Davanın sonucunda mahkeme “Ford yöneticilerinin, Pinto modelinin yakıt deposundaki zayıflıktan haberleri olmalarına karşın, maliyeti nedeniyle bu zayıflığı giderecek çözümleri uygulamaya koymadıklarına, bu çözümlerin maliyetini insan hayatıyla kıyasladıklarına, uygulanmayan değişiklikler yüzünden kasıtlı olarak insanların ölümüne neden olduklarına” hükmetti. Ancak jürinin verdiği 125 milyon dolarlık tazminat, mahkemenin yargıcı tarafından 3,5 milyon dolara düşürüldü. Verilen ceza Ford’un 1976’daki toplam değerinin yüz binde beşine, vergi sonrası gelirinin ise binde üçüne (%0,03) denk geliyordu.

Ford 1978 yılında NTHSA’nın zorlamasıyla otomotiv endüstrisinin en büyük geri çağırma operasyonuna gitmek zorunda kaldı. Ford yönetimi, NTHSA’nın eleştirilerinin doğru olmadığını ancak toplumdaki genel endişeyi gidermek için 1,5 milyon Ford Pinto ve Mercury Bobcat’i geri çağırdığını açıkladı. Geri çağırma kapsamında, yakıt deposu ile diferansiyel cıvataları arasına koruyucu bir plastik konulurken, sağ arkadaki şok emici ile deponun temasını engelleyici bir parça ekleniyordu. Ayrıca depoyu doldurmak için kullanılan boğazın arkadan çarpmalarda kırılmasını engellemek için deponun içine doğru biraz daha uzatılıp daha dayanıklı hale getirilmesi de sağlanıyordu.

Şimdi bu örnek olaya bakarak sadece Ford’u suçlayıp bu düzenin diğer dişlilerini aklamak yanlış bir değerlendirme yapmak olur. Ford, otomotiv endüstrisinin en köklü firmalarından birisi. Peki en köklülerinden biri bunu yaparsa diğerleri neler yapmıştır acaba? Ford’un mühendisleri bir hesap yaptılar ve yaptıkları hesapta her şey doğruydu. Maksimum kârı hedefleyen Ford yöneticilerinin aldıkları karar da bu rapora göre -en azından- mantıksız sayılmazdı. Bu hesapta yanlış olan tek şey, insanın değerinin iki yüz bin dolar olmasıydı. Elbette bu da Ford’un suçu değil.

Türkiye’de trafik cezaları az olduğu ve uygulanmadığı için sürücüler emniyet şeridinden veya kaldırımlardan gidip sıkışık trafikte makas atarak ilerleyebiliyorlar. İnsanlar trafikte öldürecekleri bir kişi için en fazla birkaç ay içeride yatacaklarını bildikleri için yollarda son gaz seyredebiliyorlar. Tazminat bedeli az olduğu için madencilik firmaları yaşam odaları kurmak yerine tazminata katlanmayı seçerek bir bahar günü üç yüz bir insanı ölüme yollayabiliyorlar. Öldürenler pişman, ölenlerse şehit oluyor. O kadar.

Eğer bir ülke, kendi insanına az değer biçerse, acımasız bir rekabet ortamında çalışan işletmeler bunu kullanır. Hem de çok acımasızca kullanır, kimse etik değerlerden falan söz etmesin.

Önce tecavüz eder, ardından öldürür, son olarak da yakar. Hesabı ödedikten sonra da çekip giderler.

Kaynaklar:

Burak Kaya99 Yazı

Müzisyen, yazar.

Yorumlar

İlk yorumu siz yapın

Yorum Gönder

E-posta adresiniz yayınlanmaycak




Loading Facebook Comments ...