Kurban Bayramı İçin Sağlık Önerileri

Bugün sevgili dostlarım için Kurban Bayramı’na yönelik bazı sağlık önerilerinde bulunacağım. Bir bölümü eskiden bildiğiniz şeyler olabilir ancak çoğunu ben yeni öğrendim. Kurban Bayramı’nda sağlığımızı tehdit eden unsurlardan nasıl uzak durabiliriz bununla ilgili olarak birkaç pratik öneride bulunmak istiyorum. Lütfen kimse beni ilgilendirmez demesin. Siz istemeseniz veya ne kadar uzak dursanız da aileniz, komşularınız, arkadaşlarınız buna izin vermez. Bunun için herkesin kurban ve sağlıklı yaşam konusunda doğru bilgilere sahip olması gerektiğini düşünüyorum. Ayrıca yazdığım sağlık önerilerinin uygulanmaması durumunda sonu ölüme kadar gidebilecek tehlikeler olduğunu da belirtmek isterim. Şimdi sözü fazla uzatmadan sağlık tüyolarına geçiyorum.

Öncelikle şunu belirteyim, bir gözü kör hayvan, kurban olmaz ve kör numarası yapmak da sanıldığı kadar zor bir iş değildir. İlk olarak gözünüzü oraya buraya sürtüp biraz kızarmasını sağlayın. Ahıra biri girdiğinde hasta ayağına yatın, biraz öksürüp tıksırın. Sizi düşündüğünden değil ama parası boşa gitmesin diye ahıra giren kişi koşarak yanınıza gelecektir. Bu durumda görmemiş gibi, hafifçe ona toslayıp şaşırmış gibi yapın. Eğer yaşlı biriyse onun göreceği biçimde duvara çarpıp aynı şekilde numaradan şaşırın. Bu kişi kontrol etmek için hemen gözünüze doğru bir hamle yapacaktır. Bu noktada gözünüzü kırpıştırmamanız ve kafanızı çevirmemeniz gerekiyor. Bir gözünüzün görmediğine karar verilirse Kurban Bayramı’nı ahırda takılarak geçirirsiniz, kimse size elleşmez.

Eğer bunu yapamam diyorsanız kulak veya kuyruğunuzun yarısından vazgeçmeniz gerekecek. Bildiğiniz gibi eğer kuyruğunuzun veya kulağınızın büyük bölümü yoksa sizden kurban olmaz. Tabii çok kolay bir şey değil ama yarım kulakla yaşayan pek çok dostum var benim. Kurbanlık olmakla karşılaştırıldığında yarım kulakla yaşamak sağlığınız açısından çok da büyük bir sorun oluşturmaz.

Eğer “Benim canım tatlıdır, ben bunu da yapamam” diyorsanız o zaman son çaremiz topal ayağına yatmak. Bayram yaklaşınca herkesin göreceği bir yerde, örneğin çayırda koşarken kendinizi birden yere atın ve kesinlikle oradan kalkmayın. Hemen yanınıza koşup sizi kaldırmaya çalışacaklardır. Zorlanarak da olsa kalkın. Buradaki denge çok önemlidir. Eğer yarım saat yerinizden kalkmazsanız, sizi orada kesebilirler. Bu nedenle hareketlerinizde ‘Sanki bayrama kadar iyileşecek’ havası olması lazım. Bu umudu arifeye kadar yaşatıp son gün iyice aksamaya başlayın. Çevrenizde eli bıçaklı birini görürseniz hocanın yakınına gidip orada topallayın. Hoca, sizin kesilmemeniz için insanları mutlaka uyaracaktır. Burada çok yapılan bir hataya değinmek istiyorum. Eğer bayramı yatarak geçirdikten sonra hemen koşup oynamaya başlarsanız durum çakılır. Böyle bir numara yapılıyorsa bunun en az altı ay sürdürülmesi gerek. Daha sonra iyileşmiş gibi yaparsınız.

Çok önemli bir sağlık tüyosu daha: Eğer bir bayram topal numarası yaptıysanız diğer bayram körlüğü seçmeniz gerekir. Her bayram aynı numarayı yapmak sağlığınız açısından ciddi bir tehdit oluşturabilir.

Eğer bu numaraların hiçbiri tutmazsa korkmayın. Daha her şey bitmiş değil. Öncelikle heyecanlanmamaya çalışın. Bayram sabahı erkenden kalkın, yanınıza gelenlere karşı uysal bir tablo çizin. Öyle ki “Yahu bunu bağlamaya bile gerek yok” desinler. Yere yatırdıklarında çevreyi kollayın, kaçış noktanıza karar verin. Ayaklarınız bağlanmadan önce son bir şansınız olacak. İnsanlar başka yana bakarken birden ayağa kalkıp hedeflediğiniz noktaya doğru koşmaya başlayın. Hemen peşinize düşeceklerdir. Başka konularla kafanızı karıştırmayın. Arkanızdaki kalabalığın sizi sadece et ve para olarak gördüğünü unutmayın. Bir an bile olsun arkanıza bakmayın. Var gücünüzle koşun, koşun, koşun…

Eğer gerçekten merhametli bir tanrı varsa… Sizi kimse yakalayamaz.

Uyarı: Sitede yer alan yazı, haber, görsel ve diğer tüm içerik kurgudur.

Burak Kaya hakkında
Müzisyen, yazar.

Yorumlar

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.




Loading Facebook Comments ...